KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3637 E., 2012/9643 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
357 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2010/53-2010/574 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 23.01.2008 tarihinde kuyumculuk ve sarrafiye hizmetlerinin de içinde bulunduğu pek çok alanda faaliyette bulunmak amacıyla kurulduğunu, ticaret unvanının esas unsuru olan "..." ibaresinin markasal olarak kullanıldığını, davalı ...'ın kuyumculuk eşyası için "..." ibaresini tescil başvurusuna müvekkilinin önceye dayalı kullanımı nedeniyle yaptıkları itirazın nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, YİDK kararın iptalini ve markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, "..." ibaresinin başvuru tarihinden önce itiraz sahibi davacı tarafından ticaret sırasında markasal kullanımının bulunduğuna dair yeterli delil sunulmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin babası ve dedesinin 1975 yılından beri "... Kuyumculuk Ltd. Şti." adıyla ticari faaliyet yürüttüğünü, 2004 yılı sonunda ticari faaliyeti terk ettiklerini ve işyerini sonradan davacı şirketi kuracak olan çalışanlarına kiraladığını, ancak şirket ismini kullanmalarına izin verilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davalı ...'ın 2008/15727 başvuru numarası ile 19.03.2008 tarihinde “...” ibaresini 14. ve 36.mal/hizmet sınıflarında tescil başvurusunda bulunduğu, 13.01.2008 tarihinde "..." esas unsurlu ticaret unvanını tescil ettiren davacının bu ibareyi davalının başvuru tarihinden önce markasal olarak kullandığını kanıtlayamadığı, davalının murisinin söz konusu ibareyi tanıttığı ve bu ibare ile uzun yıllar kuyumculuk faaliyeti yaptığı, davalının davacıya söz konusu marka kullanımına dair sözlü ya da yazılı muvafakat vermemiş olduğu, davacının "..." ibaresi üzerinde 556 sayılı KHK'nin 8/3. ve 8/5. maddeleri gereğince üstün bir hakkı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3637, K. 2012/9643, 4 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama