KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3719 E., 2012/10185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
436 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 20.04.2010 tarih ve 2009/25-2010/76 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “KINGTOM” markasının 1998 yılından bu yana müvekkili adına tescilli olduğunu, müvekkilinin söz konusu markayı tanınmış hale getirdiğini ancak davalının “KEREVİTAŞ KİNGTON” markasını TPE nezdinde tescil ettirdiğini, müvekkiline ait marka ile davalının markasının benzer olup tescilli olduğu sınıfların da aynı olduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkiline ait markanın sektörde tanınmış olduğunu, davacıya ait marka ile müvekkilinin markası arasında görsel, biçimsel ve anlamsal olarak benzerlik ve tüketiciler açısından herhangi bir iltibas ihtimalinin bulunmadığını, ayrıca davacının markasının tanınmış marka olmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının son harfler dışında benzer olduğu, davalı tarafça kendi markasının ticaret unvanına eklendiği ve bu şekilde ayırt edicilik kazandığı savunulmuşsa da bu hususun markalar arasında bağlantı kurma ihtimalini ortadan kaldırmadığı, marka ve işletmeler arasında idari veya ekonomik bağlantı bulunduğu düşüncesini uyandırdığı,
davacının tescilli markaları dikkate alındığında bu ibareyle seri markalar oluşturduğunun anlaşıldığı ve davacının bu ibareyi uzun süredir asli unsur olarak kullanıp marka ile işletmesi arasında tüketici nezdinde bağlantı kurduğu, bu yolla marka sahibi işletmenin piyasaya arz ettiği ürünlerinin işletmesel kökenini gösterdiği,
“Kingtom” ibareli seri markaları ile ürünlerin ve işletmenin halk nezdinde bilinirliğini artırarak koruma alanını genişlettiği, bu şekilde taraf markaları arasında 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/1-b maddesi kapsamında benzerlik bulunduğu ve davacının markasının sektörde tanınmışlığa ulaştığı da dikkate alındığında ikinci aşama olarak davacının markalarının tescilli olduğu ürünler ile davaya konu markanın tescilli olduğu ürünlerin karşılaştırmasının gerektiği, bu karşılaştırma yapıldığında taraf markalarının tescilli olduğu ürünlerin bağlantılı olduğu,
ayrıca davacının markasının sektörde tanınmışlığı dikkate alındığında 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/4 maddesindeki düzenleme şekli de göz önüne alınarak, davalıya ait markanın tüm ürünler yönünden hükümsüz kılınmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3719, K. 2012/10185, 11 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama