KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3747 E., 2012/10385 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
330 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 23. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.09.2010 tarih ve 2007/765-2010/955 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde 3S Sağlık Sigorta Sistemi Grup Sağlık Poliçesiyle sigortalı dava dışı sigortalının, trafikte seyir halindeyken çıkan tartışmada davalı tarafından darpedilerek yaralandığını, sigortalının tedavisi için müvekkili şirket tarafından 3.827 TL ödendiğini, davalının BK 41 ve devamı maddeleri gereğince tedavi giderlerinden sorumlu olduğunu ileri sürerek, şimdilik 3.827 TL'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tartışmaya sigortalının sebep olduğunu, sigortalı tarafından aracının önü kesilen, bariyerlere sıkıştırılan, eşi ve çocuklarının önünde küfre maruz kalan ve meşru müdafaa sınırları içerisinde kendini korumaya çalışan müvekkilinin olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar, zarar yönünden benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kabulüne, tedavi masraflarına ilişkin olarak 3.827 TL tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıda (2) nolu bendin dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, davalı tarafça sigortalının haksız tahrikte bulunduğu ve ceza mahkemesinin de bu nedenle cezadan indirim yaptığı savunulduğuna göre,mahkemece bu savunma üzerinde durulup, Borçlar Kanunu'nun 44. maddesi uyarınca tazminattan bir indirim gerekip gerekmediği değerlendirilmeksizin ve gerekçede bu hususa yer verilmeden hüküm tesisi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3747, K. 2012/10385, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama