KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3884 E., 2012/10322 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
475 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 21/10/2010 tarih ve 2007/370-2010/690 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 04.03.2003 tarihli abonelere ait elektrik fatura bedellerinin on-line sisteminde tahsiline ilişkin protokol imzalandığını, protokol akabinde yeni havale programının davalıya bildirildiğini, davalının tahsilat yapılan bir kısım yerleri vezne olarak nitelendirip bu birimlerde yapılan tahsilatları ayırarak havalesi talep edilen tutarların tamamını belirtilen günlerde havale etmediğini, yine protokolün 8. maddesinde ivedi durumların oluşması halinde günü beklenmeksizin hesabın müvekkili şirketin kullanımına açılacağı belirtilmiş ise de,
davalının protokolün bu maddesine aykırı davranarak 12.11.2004 tarihli havale talebini gününde yerine getirmediğini, davalının bu tutumunun protokolün 13. maddesi gereğince gecikme cezası ödenmesi gerektirdiğini belirterek gecikme cezası olarak 6.410,20 TL'nın 04.04.2005 tarihinden, 5.756,60 TL'nın 18.11.2004 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verişmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından gönderilen yeni tahsilat programına ilişkin tahsilat şubelerini de gösteren 11.01.2005 tarihli cevabi yazıya itiraz edilmeksizin 3,5 ay sonra gecikme cezası talep edilmesinin kötü niyetli olduğunu, 12.11.2004 tarihli havale talebinde protokolün 8. maddesindeki hakkın kullanıldığına ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmadığını, talep edilen tutarın neye binaen talep edildiğinin müvekkili tarafından anlaşılamadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalıdan talep ettiği havale tutarlarının belirlenen tarihlerde kurum hesabına aktarılması talep edilmiş ise de, davalı tarafından gecikme veya eksik meblağ gönderilerek havale talimatlarına uyulmadığı, davacı tarafça yazılan ve gecikme cezalarının hesaplara intikal ettirilmesine ilişkin yazının BK'nun 101. maddesi anlamında temerrüt uyarısı içerdiği, davalının 27.04.2005 ve 16.02.2005 tarihlerinde temerrüde düştüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, elektrik fatura bedellerinin on-line tahsiline ilişkin protokol hükümleri kapsamında tazminat istemine ilişkin olup, 04.03.2002 tarihli protokolün 8. maddesinde davacı şirketin finansman dengelerinde ortaya çıkabilecek ivedi durumlar olur ise günü beklenmeksizin hesabın şirketin kullanımına sunulacağı düzenlenmiştir. Buna göre, her ne kadar 12.11.2004 tarihli talimatın zamanında yerine getirilmediği gerekçesiyle 5.756,60 TL tazminatın tahsiline karar verilmiş ise de, sözleşmenin 8. maddesindeki finansman dengelerinde ortaya çıkabilecek ivedi durumlar vb. koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği değerlendirilmeksizin yazılı gerekçe ile kabul kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3884, K. 2012/10322, 12 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama