KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/3921 E., 2012/10126 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27.10.2010 tarih ve 2009/534-2010/662 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin 199275 hesap numaralı müşterisi olduğunu, müvekkilinin davalı şirket ile olan işlemleri ile 03/08/2007 tarihi dahil olmak üzere şifahi ve telefon talimatlarıyla Memsa hisse senetlerini satın aldığını, bu satın almalar için büyük kısmı kredi limiti dahilinde davalı şirketten kredi sağladığını, kredi ile alınan bu Memsa hisse senetlerinin çok kısa bir zamanda büyük değer kaybına uğradığını, davalı şirketin SPK ve İMKB nin Memsa hisse senetleri ile ilgili kredi kullanımı ile alımlarını yasaklamış olmalarına rağmen, bu hususu müvekkilinden gizleyerek müvekkilinin zararına sebep olduğunu,
SPK ve İMKB nin genelgelerinin müşterileri korumak, suistimallere meydan bırakmamak amaçlı olmasına rağmen davalı şirketin bunu göz ardı ederek müvekkiline kredi kullandırması ve işlem yaptırması sonucu doğan zararlarını ısrarla talep etmelerine rağmen, davalı tarafın ödeme cihetine gitmediğini ileri sürerek 60.000-TL tutarındaki tazminatın 03/08/2007 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalı şirketten hükmen tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili bankanın müşterisi olduğunu, davacı tarafından iddia edilen zarardan ne şekilde ve hangi nedenle müvekkili şirketin sorumlu tutulduğunun anlaşılamadığını, davacının yapılan tüm işlemlerle ilgili bilgisi olduğunu, işlemleri kabul ettiği ve iradesine uygun olarak ekstrelerde imzasının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının mutabık kalarak imzaladığı müşteri portföy dökümlerinde ihtilaf konusu hisse senedi işlemleri için kredi kullandırıldığına dair kaydın bulunmadığı, Memsa'nın kredi listesinde olmadığı hususunu bilmesi halinde alım yapılmayacağı iddiasının aksinin de davacı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/3921, K. 2012/10126, 8 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama