KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4035 E., 2012/12114 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
763 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/11/2010 tarih ve 2009/644-2010/581 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi ...'ın 16.09.2009 tarihinde yolcu olarak seyahat ettiği Vangölü Ekspres treninden düşmesi sonucu vefat ettiğini, kazanın oluşumunda davalının kusurlu olduğunu ileri sürerek, müvekkillerinden...ile ... için ayrı ayrı 1.000.00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile yine ayrı ayrı 25.000.00 TL manevi tazminatın, müvekkilleri ... ile ... için ayrı ayrı 15.000.00 TL manevi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, maddi tazminata yönelik talebini daha sonra ıslah etmiştir.
Davalı vekili, davacılar murisinin, hareket halindeki trenin kapısını açıp dışarıya sarkması nedeniyle vefat ettiğini, kazanın tamamen maktulün kusurundan kaynaklandığını, trende uyarıcı levhaların bulunduğunu, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, olayda davalının % 15 oranında kusurlu olduğu, kazanın taşıma sözleşmesi uyarınca yapılan taşıma sırasında meydana geldiği için, uygulanacak faizin, avans faizi olduğu gerekçesiyle maddi tazminat davalarının kabulü ile davacılardan...için 2.250.09 TL, davacı ... için 2.025.49 TL maddi tazminatın; manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile davacı ... ve...için ayrı ayrı 3.500.00 TL, davacı ... ve davacı ... için ayrı ayrı 1.500.00 TL manevi tazminatın, olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, davacıların murisleri olan ..., davalının işleteni olduğu trende yolculuk yaptığı sırada trenden düşerek hayatını kaybetmiş, mahkemece alınan bilirkişi kurulu raporu ile davalının bu olay nedeniyle %15 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece her ne kadar bilirkişi raporuna itibar edilerek tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, maddi tazminat hesabının murisin yan ödemeler de dahil toplam geliri üzerinden yapılması gerekmektedir. Buna göre, davacılar vekili murisin işyerinden bildirilen maaşı dışında ayrıca, yemek ve yol parası olarak her ay murise ödenen gelirinin de olduğunu beyan etmesine ve bu hususu bilirkişi raporuna itiraz dilekçelerinde de bildirmesine rağmen, mahkemece bu husus üzerinde durulmadan ve murisin işyerinden bu konu hakkında bir araştırma yapılmadan sadece çıplak maaşı üzerinden tazminat hesabının yapılması doğru olmamıştır.
Ayrıca BK'nun 47'nci maddesi hükmüne göre, hakim özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı altında hak sahiplerine verilebilecek tazminatı adalete uygun olarak belirlemelidir. Bu tazminat, zarara uğrayan kişi ve yakınlarında bir huzur duygusu oluşturmalı, yaşadıkları manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmalı, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmeli, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin aracı olmalıdır.
Tazminatın sınırı, onun amacına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve adalete uygun olarak belirlenmelidir. Diğer bir deyişle, takdir edilecek tazminat miktarı mevcut durumda elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalı, zenginleşme vasıtası olmamalıdır.
22.06.1966 tarihli 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar açıkça gösterilmiştir. Bunlar her somut olaya göre değişebileceğinden, hakim bu konuda takdir hakkını kullanır iken ona etkili olan nedenleri karar yerinde objektif bir biçimde göstermeli ve bu taktir hakkını MK'nun 4. maddesine göre hukuka ve hakkaniyete uygun olarak kullanmalıdır.
Dosyada mevcut nüfus kaydından, olay tarihinde henüz 22 yaşında olan müteveffanın, davacılardan ... ile Sevgi Yıldız'ın tek erkek çocukları olduğu anlaşılmaktadır. Olayın meydana gelişi ve diğer etkenlerin tümü birlikte değerlendirilip, hakkaniyet ilkesi de dikkate alınıp, davacıların, müteveffanın anne ve babası ile kardeşleri olduğu, bu nedenle yaşadıkları acının ağırlığı da gözetilerek daha fazla ve makul oranda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken, olay tarihi itibariyle taraflar arasındaki menfaat dengesine uygun düşmeyen miktarda manevi tazminatın takdiri doğru görülmemiştir.
Bunun yanı sıra, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/2. maddesine göre, manevi tazminat davasının kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına Tarifenin 3. kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği halde davacının aleyhine olacak şekilde davalı yararına 6.000.00 TL şeklinde fazla vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın açıklanan tüm bu nedenlerle mümeyyiz davacılar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4035, K. 2012/12114, 6 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama