KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4336 E., 2012/10422 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
645 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14/12/2010 tarih ve 2009/327-2010/579 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı ...'in sahibi olduğu ve davalı ...'in kullandığı 16 M 00320 plakalı halk otobüsünün 17.02.2008 tarihinde yaptığı kaza sonucunda otobüste yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını, sürücünün tam kusurlu bulunup cezalandırılmasına karar verildiğini ileri sürerek, davacının mahrum kaldığı gelir için 4.500.00 TL, muhtemel işgücü kaybının telafisi için 500.00 TL olmak üzere toplam 5.000.00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek kanuni faiziyle birlikte davalılardan tahsiline, ayrıca 10.000.00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek kanuni faiziyle birlikte sigorta şirketi dışındaki davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Ergoisviçre Sigorta A.Ş. vekili, müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı olan araç sürücüsünün kusur oranı ve gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumluluğun bulunduğunu, müvekkilinin temerrüde düşürülmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, zamanaşımı definde bulunmuş, istenen miktarın çok fahiş olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, Uludağ Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca tanzim edilen sağlık kurulu raporuna göre davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle işgücü kaybı ve maluliyetinin meydana gelmediğinin belirtildiği, bu nedenle davacının geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin yerinde bulunmadığı, davacı vekili tarafından manevi tazminat taleplerinden vaz geçildiği gerekçesiyle, davacının maddi tazminat davasının kanıtlanamadığından reddine, manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2) Ancak, davacı vekilince toplam 5.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan, 10.000,00 TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan faiziyle birlikte tahsili talep edilmiş, yargılama sırasında davalılar ... ve ... vekili ile haricen anlaştıkları belirtilerek manevi tazminat taleplerinden vazgeçilmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili de 05/03/2010 tarihli dilekçesiyle vazgeçilen kısma yönelik davacı taraftan mahkeme masrafı, avukatlık ücreti gibi herhangi bir taleplerinin olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, manevi tazminat davasının feragat nedeniyle reddine, maddi tazminat davasının kanıtlanamadığından reddine karar verilmiş, davalılar vekilleri için maddi ve manevi tazminat yönünden ayrı ayrı hesap edilen 2.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak 1.000,00 TL'sının tüm davalılara, 1.000,00 TL sinin davalılar ... ve ...'e verilmesine hükmedilmiştir.
Dava dilekçesinde davalı ... şirketinden manevi tazminat talebinin bulunmadığı, diğer davalılar vekillerinin ise davacı vekilinin manevi tazminat talebinden feragati üzerine ibraz ettikleri dilekçesi ile vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını bildirdiği anlaşıldığından manevi tazminat davasının reddi sebebiyle davalılar vekillerine vekalet ücreti takdir edilmesi doğru olmamış, bununla birlikte, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. maddesi gereğince müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddine karar verildiğinde ret sebebi ortak olan davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gözetilerek,
kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalılar yararına takdir edilen vekalet ücreti yönünden HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4336, K. 2012/10422, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama