KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4340 E., 2012/11407 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
316 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/11/2010 tarih ve 2008/159-2010/285 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, “ETİ POP KEK”, “ETİ POP”, “ETİ POPİTO+şekil” v.b. markaların müvekkili adına çeşitli sınıflarda tescilli olduğunu, davalının “ARCOR MISTER POP’S” ibaresinin 30. sınıfta tescili için TPE'ye başvurduğunu, müvekkilinin başvuruya yaptığı itirazın TPE YİDK tarafından nihai olarak reddedildiğini, davalının ibaresinin tescilinin 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesine aykırı bulunduğunu, müvekkiline ait markanın tanınmış olduğunu, bu ibarenin tescilinin müvekkiline ait markanın itibarını zedeleyeceğini ileri sürerek, TPE-YİDK'nun kararının iptaline, davalı markasının hükümsüzlüğünün tespiti ile markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacı markaları ile davalı şirket markasının 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkili şirket markası ile davacı markalarının 556 sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacı markaları ile davalı markasının 556 sayılı KHK'nin 7/1-b ve 8/1-b hükümleri anlamında benzer olmadıkları, davacının markası tanınmış olsa da 556 sayılı KHK’nin 8/4 maddesine göre davalının markasının hükümsüzlüğünü talep etmesinin hukuken olanaklı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4340, K. 2012/11407, 28 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama