KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4358 E., 2012/1345 K.·Asıl Ve Birleşen Davada
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
- Vekili
- AV. ...
- Vekili
- AV. ...
- Birleşen dosya
- Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi - 2004/715
- Vekili
- AV. ...
- Vekili
- AV. ...
Karar Metni
386 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/02/2010 tarih ve 2004/702-2010/39 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davalar da müvekkilleri Öz.................'ın babaları, anneleri ve kardeşlerinin davalı şirkete zorunlu mali mesuliyet poliçesi ile sigortalı otobüste yolcu olarak bulundukları sırada kaza sonucu vefat ettiklerini, davacıların destekten yoksun kaldıklarını ileri sürerek, 12.000 TL'nın faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan ıslah dilekçesiyle talebini 32.557 TL'na yükseltmiştir.
Davalı vekili, poliçe primini ödenmediğini, aslının sigortalı tarafından teslim alınmadığını, sorumlulukları bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, poliçede primin peşin alındığının belirtildiği, davalının zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
KTK’nun 96. maddesi “ Zarar görenlerin tazminat alacakları, sigorta sözleşmesinde öngörülen sigorta tutarından fazla ise zarar görenlerden her birinin sigortacıya karşı yöneltebileceği tazminat talebi, sigorta tutarının tazminat alacakları toplamına olan oranına göre indirime tabi tutulur “ hükmünü haizdir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporunda, poliçedeki teminat miktarları nazara alınarak kazada ölen ve yaralananların tamamının dava açacağı düşünülse bile işbu davada hesaplanan miktarların altında kalacağı belirtilmiştir.
Oysa, davalı vekili gerek aşamalardaki beyanında gerekse bilirkişi raporlarına itirazların da aynı kazada ölen ve yaralanan diğer kişilerin açmış oldukları davalara ilişkin dosyaların esas numarasını vermek suretiyle, tüm bu dosyaların celp edilerek bilirkişi tarafından oranlama yapılmasını istemiş, ancak sonuca etkili ciddi itirazları değerlendirilmeyip, bilirkişi heyetinin afaki beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulmuştur.
..../....
-2-
10/02/2012-S/E
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4358, K. 2012/1345, 6 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama