KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4403 E., 2012/10667 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
341 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/12/2007 tarih ve 2006/281-2007/270 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin “BEEMAN” ibareli marka başvurusunun müvekkiline ait tanınmış “BEYMEN” ibareli markası ile ayırt edilemeyecek kadar benzerliği nedeniyle iltibasa yol açacağı gerekçesiyle yaptıkları itirazın reddine ilişkin Türk Patent Enstitüsü Başkanlığı Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 13.07.2005 tarihli kararının iptali ile “BEEMAN” ibareli marka başvurusunun işlemden kaldırılması, tescil edilmiş ise hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE Başkanlığı vekili, davacıya ait marka ile dava konusu markanın farklı emtialar için kullanılacağını, taraf markalarının benzer olmadıklarını, müvekkilinin kararının hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Kollektif Şirketi - İsmail Arıman ve Ortağı yetkilisi duruşmalara katılmış ama davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda başvuru yönünden 556 sayılı KHK’nın 7/1-b ve 8/1-b bentleri anlamında işaretler yönünden bir benzerlik ve tescil engelinden söz edilemeyeceği, davacının “Beymen” ibareli markalarının giyim sektöründe tanınmış marka olduğu bilinen bir husus ise de, başvurunun işaret itibariyle farklı olması nedeniyle, aynı tür veya benzer mallar için olduğu kadar, farklı mal ve hizmet sınıflarında tesciline de engel teşkil etmeyeceği, 556 sayılı KHK’nın 8/4 maddesi hükmünde belirlenen davacı markalarından haksız yararlanma, itibar ve ayırt ediciliğini zedeleme olasılıklarının tartışılmasının sonuca etkisi bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4403, K. 2012/10667, 15 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama