KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4498 E., 2011/7501 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Haziran 2011
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 4.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.11.2008 gün ve 2007/57 - 2008/425 sayılı kararı bozan Daire’nin 11.11.2010 gün ve 2009/5571 - 2010/11678 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı nezdinde hesabının bulunduğunu, hesabındaki paranın eksik çıkması üzerine davalı ile yaptığı görüşme sonucunda banka çalışanlarından Cihat Yücer adlı kişinin yolsuzluk yaparak zimmetine para geçirdiğini, birçok mudinin hesapları ile oynandığını ve izinsiz olarak para çekildiğini öğrendiğini, davacı hesabından çekilen 9.495,00 TL'nın ödenmediğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir .
Davalı vekili, davacı zararının ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kanıtlara göre, davalı çalışanı Cihat Yücer'in usulsüz işlemler yaparak müşterilerin hesapları üzerinde oynama yaparak para çektiği, davacının hesabından da para çektiği hususunun müfettiş tarafından tespit edildiği, müfettiş tarafından tespit edilen ve usulsüz çekildiği belirlenen 5.000,00 TL'nın davacının hesabına iade edildiği,
davacının tüm zararlarının karşılanmadığını iddia ettiği ve hesabından 9.495,00 TL'nın usulsüz olarak çekilmiş olduğunu ve bunun iade edilmediğini belirttiği, davacı hesabından 17.09.2007 tarihinde 1.345,00 TL, 18.09.2007 tarihinde 5.000,00 TL, 19.09.2007 tarihinde 1.150,00 TL, 20.09.2007 tarihinde 2.000,00 TL olmak üzere toplam 9.495,00 TL çekildiği, bunlardan sadece 2.000,00 TL'na ilişkin ıslak imzalı dekont sunulabildiği, bu dekontta davacının imzası bulunduğu, bunun dışındaki üç işleme ait dekont asıllarının sunulamadığı,
her ne kadar davalı vekili tarafından davacının hesabından çekilen toplam 9.495,00 TL'nın davacı hesabına iade edildiği iddia edilmiş ise de, bu işlemlerin 4 kalem halinde 24.09.2007 tarihinde peşpeşe iki dakika içerisinde yapıldığı, iade işleminin usulsüz işlemler yapan banka çalışanı Cihat Yücer tarafından yapıldığı, davacı tarafın, bu paranın davacının bankaya yatırılmak üzere bıraktığı para olduğunu iddia ettiği, davalı bankanın ise bu paranın Cihat Yücer tarafından yatırıldığı hususunun iddia edildiği, paranın bankanın kaynaklarından yatırıldığına ilişkin her hangi bir kayıt bulunamadığı, o gün itibari ile kasanın açık vermediği,
buna göre iade edilen paranın bankanın kaynaklarından karşılanmadığının ortaya çıktığı, hiç kimsenin aynı gün bankaya yatıracağı parayı 4 parçaya bölerek 2 dakika içerisinde ayrı işlemlerle yatırmayacağı, aksinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, kaldı ki yatırılan paranın davacının hesabından usulsüz çekilen rakamlarla birebir aynı olduğu, bunun davacının hesabından yapılan usulsüz çekim işleminin kapatılması için yapıldığının anlaşıldığı, davalı bankanın aksi durumu ispat edemediği,
bankanın basiretli tacir gibi hareket etmek zorunda olduğu ve iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiği, davacının hesabına geri ödenen paranın davacıdan alınan para olmadığını ve Cihat Yücer tarafından yatırıldığını davalı bankanın ispat edemediği, davacıya teklif edilen yeminin davacı tarafından eda edildiğinin anlaşıldığı, davacının hesabından rızası dışında usulsüz olarak 3 kalem halinde 7.495,00 TL çekildiği, yine davacının hesabına bu paraların 24.09.2007 tarihinde iki dakika içerisinde ve peşpeşe çekilen para miktarları kadar yatırıldığı,
yatırılan bu paranın davacının aradaki güven ilişkisine dayalı olarak banka personeline kendi hesabına yatırılmak üzere bıraktığı para olduğu, buna göre davacının 7.495,00 TL zararının karşılanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 7.495,00 TL'nın davalıdan tahsiline dair tesis ettiği karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4498, K. 2011/7501, 21 Haziran 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama