KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4518 E., 2012/10397 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
549 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11/11/2010 tarih ve 2009/333-2010/277 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin 1961 yılında kurulmuş olup, gıda sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin bir çok tescilli markasının yanında tasarım tescillerinin de bulunduğunu, müvekkilinin ilk kez 1986 yılında “BROVNİ” markası ile çikolatalı kek üretmeye başladığını, müvekkilinin üretime başladığı ilk andan itibaren “ETİ BROVNİ”, “BROWNİE” ve “BROWNİ GOLD” ibaresini içeren markaları yoğun biçimde kullanarak tanınmış hale getirdiğini, bu ibarenin Türkiye’de ilk kez müvekkili tarafından kullanıldığını, "BROWNİ" esas unsurlu markalardan doğan her türlü hak ve yetkinin sadece müvekkili şirkete ait olduğunu,
davalı şirketin “ANI KEKİM BRAWO” ibaresini, müvekkili markasının tescilli olduğu aynı sınıf mal ve hizmetler bakımından marka olarak tescili için TPE'ne yaptığı başvuruya, davalı markasının ve müvekkiline ait markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğu,
davalının tescil ettirmek istediği “ANI KEKİM BRAWO” ibaresinin okunuş, yazılış ve telaffuz itibariyle müvekkilinin tanınmış BROWNİ markasını çağrıştırdığını gerekçe göstererk itiraz ettiklerini, itiarzlarının YİDK tarafından reddedildiğini, YİDK kararının yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek TPE YİDK'nun 2009-M-5055 sayılı kararının iptaline, davalı başvurusunun tescili halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, kararın ilanın karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili davacıya ait “browni”, “brovni” ve “brownie” ibareli marklar ile “anı kekim brawo” ibareli davalı başvurusunun iltibasa yol açacak derecede benzer olmadığını, davalı başvurusunun bütün olarak bıraktığı izlenim dolayısıyla davacı markalarına benzemediğini, telaffuz, anlam ve görünüm benzerliği bulunmadığını, alınan kararların ve yapılan işlemlerin hukuka uygun olduğunu ileri savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Anı Bisküvi A.Ş. vekili, müvekkilinin tanınmış ANI ibaresi yanında KEKİM BRAWO ibarelerinden oluşan markasının davacı marka ve tasarımları ile gerek görsel, gerek fonetik, gerekse de anlamsal benzerlik yaratmadığını, davacının ısrarla BROWNIE ibaresi üzerinde hak iddia etmesine karşın “brownie”nin bir çeşit kek cinsi olduğunu savunarak davanın davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının “ANI KEKİM BRAWO” ibareli marka başvurusu ile davacı markalarının okunuş, görünüm, anlam ve genel izlenim itibariyle 556 sayılı KHK’nın 7/1-b bendi anlamında “aynı” ya da “ayırt edilemeyecek kadar benzer” olmadığı gibi KHK’nın 8/1-b bendi anlamında ticari, idari yada ekonomik bağlantı bulunduğu ihtimali ve yanılgısı dahil iltibasa yol açacak düzeyde benzer olmadığı, davacının ETİ BROWNİ ibareli markanın 556 sayılı KHK’nın 8/4 bendi anlamında tanınmış marka olduğu; ancak benzerlik olmadığından somut olayda tanınmışlığın sonuca etkisinin bulunmadığı,
davacının tescilli tasarımlarının da aynı nedenlerle 556 sayılı KHK’nin 8/5 maddesi anlamında bir tescil engeli oluşturmadığı, davalı başvurusunun 556 sayılı KHK’nin 35 ve MK 2. maddesi anlamında kötü niyetli bir başvuru olmadığı, YİDK kararında bir isabetsizlik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4518, K. 2012/10397, 13 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama