KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/4855 E., 2012/12159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
403 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/12/2010 tarih ve 2009/554-2010/672 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı tarafından makine ve ekipman sigorta poliçesi ile sigortalanan makinelerin hasara uğradıklarını, davalıya yapılan ihbar neticesinde, davalı şirketin kısmi ödemede bulunduğunu ve hasarın tamamının müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, 17.722,68 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir
Davalı vekili, davacının davaya konu poliçede sigortalı olmadığından aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, ekspertiz raporu ile eksik sigorta yapıldığının anlaşıldığını ve davacıya buna göre ödeme yapıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, finansal kiralama sözleşmesine konu iş makinesinin kira bedelleri ödenmek suretiyle mülkiyetinin davacı şirkete geçtiği, dolayısıyla aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, somut olayda TTK'nun 1288. maddesi anlamında eksik sigortanın bulunmadığı, sigortalı makinenin hasardan hemen evvelki hal ve şartlara getirilmesi için gereken bedelden davalı tarafça yapılan kısmı ödeme mahsup edildikten sonra bakiye kısımdan davalının sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 7.292,90 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki (2) nolu bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davanın alacak davası şeklinde açılmış olmasına rağmen davalı aleyhine ancak İİK'nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davalarında hükmedilmesi mümkün bulunan icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda davacının gerçek zararı KDV dahil edilmeden hesaplanmıştır. Oysa, KDV ödeyen ve ödeyeceği muhakkak olan davacının gerçek zararına dahil olan KDV miktarının da içerisinde bulunduğu bedel üzerinden hüküm kurulması gerekirken, bu hususun gözetilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/4855, K. 2012/12159, 9 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama