KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/495 E., 2012/7640 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
442 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 19/10/2010 tarih ve 2009/793-2010/790 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkil şirketin %50 ortağı olan ... ile diğer ortağı davalı ...'ın aralarında yaptıkları sulh protokolleri ile birbirleri aleyhine TTK’nun 335. ve 547. maddeleri gereği ikame ettikleri davalardan karşılıklı olarak feragat ettiklerini, 13.10.2004 tarihli sözleşmede davalı ve Orhan’ın birbirinden masraf ve ücreti vekalet talep etmeyeceklerinin kararlaştırıldığını, 25.10.2004 tarihli Ek Protokolün 3. maddesinde de davalının müvekkili şirketi borç ve taahhüt altına sokacak şekilde hiçbir sözleşme imzalamadığını,
aksi takdirde şahsen sorumlu olacağını ve şirketin doğmuş-doğacak zararlarını da itirazsız ödemeyi gayrikabili rücu kabul ve taahhüt ettiğini, ancak davalının bu maddeye aykırı olarak Avukat ... ile şirketi borç ve taahhüt altına sokacak şekilde ücret sözleşmeleri yapmış olduğunun anlaşıldığını ve avukat tarafından vekalet ücretinin tahsili için başlatılan takibe itiraz edildiğini, itirazın iptali üzerine müvekkili şirketten toplam 46.850.00 TL tahsil edildiğini, davalının Ek Protokolün 3. maddesi gereği zararı şahsen tazmin etmek zorunda olduğunu ileri sürerek, 46.850,00 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sulhen neticelenmiş olan davanın ... ve davacı şirketin haklarının korunması amacıyla açıldığını, davacı şirketin kendi vekiline ücret-i vekaleti ödemekten imtina ettiğini, bunun üzerine avukat tarafından vekalet ücretinin tahsili için başlatılan takibe yapılan itirazın iptal edildiğini, kararın Yargıtay tarafından da onandığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalı ... ile dava dışı ...’un imzaladıkları 25.10.2004 tarihli Ek Protokol’ün 3. maddesi ile davalının, şirket yetkilisi olarak davacı şirketi herhangi bir borç altına sokacak bir sözleşme akdetmediğini, aksi halde zararı tazmin etmeyi kabul ve taahhüt etmiş olmasına rağmen, davacı şirketi temsilen dava dışı Av. ... ile 12.03.2004 tarihli ve 15.000 TL tutarında, 26.03.2004 tarihli ve 10.000.000 TL tutarında iki adet “Avukatlık Ücret Sözleşmesi” imzaladığı,
dava dışı Av. ...'nın icra yoluyla şirketten 46.200 TL tahsil ettiği, davalının ek protokoldeki taahhüdüne uygun olarak davacının zararını tazmin etmesi gerektiği ancak inkar tazminatı ve faizinden sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle buna göre hesaplanan 28.821,70 TL’nin 27.03.2009 ödeme tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/495, K. 2012/7640, 14 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama