KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5053 E., 2012/11772 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30/11/2010 tarih ve 2010/294-2010/536 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı birleşen dosya davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkilinin Fona alınan Data Menkul Kıymetler nezdinde bir kısım birikimini menkul değere yatırdığını, 06.03.2003 tarihi itibariyle 1.900 Lot GSD. Holding olarak mevcut iken anılan menkul değerin müvekkiline ödenmediğini ileri sürerek, 2.900.000.000 TL'nın temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesi ile de 1.000 Lot hisse senedi karşılığı 9.451 YTL'nın tahsilini istemiştir.
Davalı vekili, aracı kurum kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda davacının müvekkiline 43.738.405.326 TL borcu olduğu, buna karşılık 1.000.000 adet ALKA hisse senedi alacağı bulunduğunun tespit edildiğini, yasal süre içerİsinde Fona itiraz da bulunmayan davacının hesabında bulunan anılan hisse senedinin yönetmelik hükümleri uyarınca mahsup edildiğini, bu bağlamda davacının açmış olduğu davasının hukuki bir temelinin olmadığını, aracı kurum kayıtlarına göre davacının 06.03.2003 tarihi itibariyle hesabında hisse senetlerinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Birleşen davada davacı vekili, aracı Kurumun Fon’a intikal eden belge ve kayıtlarında yapılan inceleme sonucu davalının çeşitli tarihlerde hesabında yaptığı işlemler nedeni ile aracı kuruma borçlu olduğunun tespit edildiğini, tahsiline yönelik başlatılan takibin itiraz üzerine durduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile inkar tazminatının tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, birleşen davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamı kapsamında yapılan yargılama sonucunda, davacının ıslah talebinin kabulü gerektiği, birleşen dosya kapsamında davanın kanıtlanamadığı, icra takibinin kötüniyetle yapıldığının ispatlanamadığı gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile 9.451,54 TL'nın avans faiziyle birlikte davalı-birleşen dosya davacısından tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı- birleşen dosya davacısı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı birleşen dosya davacısı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5053, K. 2012/11772, 3 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama