KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5120 E., 2012/11694 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/02/2011 tarih ve 2010/399-2011/31 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin olağan genel kurul toplantısına müvekkilinin iadeli taahhütlü posta yoluyla davet edildiğini, müvekkili ile birlikte toplantıya katılmak için gittiklerinde şirket ortağı olduklarının ispat edilmemesi iddiası ile genel kurul salonunu terk etmelerinin istendiğini, hamiline yazılı hisse senedi sahiplerinin genel kurula katılabilmesi için konulan hüküm gereğince genel kurul giriş kartının bulunmamasının gerekçe gösterildiğini, ancak bu hükmün şirket tarafından çokça hamiline yazılı hisse senedi bastırması sebebi ile bu şirket ortaklarının adreslerinin ve unvanlarının bilemeyecek konumunda olan şirketler için geçerli olduğunu ileri sürerek 26.06.2010 tarihli olağan genel kurulun ve bu genel kurulda alınmış olan kararların iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müvekkili şirketin ne miktarda hissedarı olduğunu belgeleyemediğini ve genel kurula katılabilmesi için katılım kimlik belgesi almadığı için genel kurula katılamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, dava konusu genel kurul toplantısı için yapılan gazete ilanlarında, TTK.'nın 360/1-3 maddesine uygun olarak hisse senetlerinin, toplantı gününden 1 hafta önce şirkete tevdi edilerek toplantıya giriş kartı alınması gerektiğinin belirtildiği, toplantı için kendisine davetiye tebliğ edilen davacının, yasa ve ilana uygun olarak hamili olduğu hisse senetlerini şirkete tevdi etmediği, Yasanın emredici nitelikteki bu hükmünden, davacının tanınmışlık iddiası, tevdi mecburiyetinde istisna kılınmadığı,
tevdi yükümlülüğünü yerine getirmeyen davacının, hazirun cetveline yazılmamasında ve toplantıya alınmamasında yasaya aykırılık bulunmadığı, genel kurul kararlarının iptalinin de toplantıya katılarak, alınan kararlara karşı muhalefetini toplantı tutanağına geçirten hissedarın kullanabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve dava sırasında davacının davalı şirkete ait payları devretmesi nedeniyle aktif husumetin bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5120, K. 2012/11694, 2 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama