KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5279 E., 2012/11995 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
452 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Oltu Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29.12.2010 tarih ve 2009/89-2010/288 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1998 yılında davalı banka nezdinde açtırdığı hesabında bulunan paranın davalı bankanın çalışanı tarafından usulsüz işlemlerle çekildiğini, zararının tazmini için Oltu Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen davada 2006/61-71 E.K. sayılı karar ile 120.230.244 TL’nın dava tarihi olan 16.12.1994 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi oranı ile birlikte tahsiline karar verilip bu kararın kesinleştiğini, müvekkilinin alacağına geç ulaştığını, munzam zararının doğduğunu ileri sürerek, şimdilik 6.100,00 YTL'nın işleyecek en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hesabın vadesiz olduğunu, munzam zararın kanıtlanamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece; bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, hükme esas alınan ikinci bilirkişi raporunda bozma ilamı ve emsal Yargıtay kararları dikkate alınarak T.C. Merkez Bankası’nca belirlenen faiz oranlarının esas alındığı, hesaplama sonucunda munzam zararın 24.735,02 TL olarak tespit edildiği, 23.01.2007 tarihinde davalıdan temerrüt faizi ve anapara olarak tahsil edilen 2.066.24 TL'nın mahsup edilmesi ile davacıya ödenmesi gereken munzam zararın 22.668,78 TL olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.100,00 TL munzam zararın dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Dava, munzam zarar istemine ilişkindir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak davacının munzam zararının tespiti için önce 17.12.2009 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmıştır. Bu raporda TÜFE, USD, altın ve ağırlıklı mevduat faiz değerleri esas alınarak davacının munzam zararı 11.085,34 TL hesaplanmış ve bundan davacının alacağını tahsil ederken aldığı temerrüt faizinin düşülmesi gerektiği bildirilmiştir.
Bu rapora tarafların itirazı üzerine alınan 05.10.2010 tarihli ikinci heyet raporunda ise TÜFE, USD, Devlet tahvili ve mevduat faiz değerleri esas alınarak davacının munzam zararı 22.668,78 TL hesaplanmıştır. Bu rapora da taraf vekilleri itiraz etmişler ve bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmesini istemişlerdir. Her iki bilirkişi heyet raporunda da bilirkişi bankacı-mali müşavir Tahir Bayındır görev almıştır.
Her iki rapordaki çelişkili sonuca da katılmak suretiyle rapor düzenlenmiştir.
Mahkemece, davacının munzam zararının tespiti için alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu, bu nedenle raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla uzman heyetten yeni bir rapor alınması gerektiği nazara alınmayarak, hükme esas alınan ikinci heyet raporuna niçin itibar edildiği de karar gerekçesinde açıklanmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5279, K. 2012/11995, 5 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama