KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5562 E., 2012/13043 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi (İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi)
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce (İstanbul 1. Denizcilik İhtisas Mahkemesi) verilen 21/09/2010 tarih ve 2009/570-2010/360 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 10.500 MT çimentonun yurdışında bulunan dava dışı alıcı firmaya satılması hususunda anlaşma yapıldığını ve fatura kesildiğini, fatura bedeli karşılığında davalı banka şubesi muhabir banka olmak üzere gayri kabili rücu nitelikte akreditif açıldığını, müvekkilinin tüm yükümlülüklerini yerine getirmesine rağmen davalı bankanın ödeme yapmaktan kaçındığını ve eksik ödeme yaptığını, müvekkilinin zarara uğradığını ve ticari itibarının sarsıldığını belirterek şimdilik 1.000 USD maddi tazminat ile 100.000 USD manevi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, uyuşmazlığın deniz hukuku ile ilişkisi bulunmayıp görevsiz mahkemede dava açıldığını, görevli mahkemenin İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafça yapılan ihracat sonucunda muhabir banka sıfatıyla hareket eden davalı tarafından akreditif bedelinin gecikmeli ve eksik ödenmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup, deniz ticaretiyle ilişkili bulunmadığı, TTK'nun 4. kitabındaki uyuşmazlıklar kapsamında olmadığı gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Mahkemece, gerekçeli kararda her ne kadar davalıların süresi içinde davaya cevap vermedikleri belirtilmiş ise de, davalılar vekilinin dosya içerisine usulüne uygun olarak vekaletname sunmuş olduğu, yargılamaya katılarak davaya cevap verdiği ve cevap dilekçesi ekinde bir takım belgeler sunduğu dosya kapsamından anlaşılmakla, bu husus sonuca etkili olmadığından karardaki bu yanlışlığa işaret ile yetinilmesi gerekmiş, bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
2-Mahkemenin, görevsizlik kararında davacıyı yargılama giderlerine (ve bu arada vekalet ücretine) mahküm etmek zorunda olduğu 25.04.1945 gün ve 9 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararı ile belirtilmiştir. Bu durum karşısında karar tarihi gözönüne alındığında, HUMK uyarınca davalı lehine vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru görülmemiş ve hükmün açıklanan bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5562, K. 2012/13043, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama