KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5569 E., 2012/12901 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/11/2010 tarih ve 2009/208-2010/302 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı TPE vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin TPE tarafından tanınmış marka olduğu kabul edilen "TAÇ" markası ile, "TAÇ" ibaresini asıl veya tek unsur olarak barındıran çok sayıda markanın sahibi olduğunu, davalı gerçek şahısların bu markalar ile karıştırma ihtimali bulunacak derecede benzer nitelikteki “TAÇLAR” ibaresini marka olarak tescil ettirmek üzere davalı TPE’ne başvuruda bulunduklarını, müvekkili tarafından Markalar Dairesi Başkanlığına itirazda bulunulduğunu, ancak itirazlarının kısmen reddedildiğini, bu kararın yeniden incelenmesi talebinin de nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini,
oysa markalar arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, başvurunun emtia listesindeki mallar farklı dahi olsa, davacıya ait tanınmış markanın 556 sayılı KHK’nin 7/1-i ve 8/4 hükümleri uyarınca korunması gerektiğini ileri sürerek, YİDK’nun red kararının iptaline, tescili halinde davalı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacıya ait “TAÇ” markasının perde ve benzeri ürünlerde bilinen bir marka olsa da davalıya ait başvurunun emtia listesindeki malların tamamen farklı bir tüketici kitlesine hitap ettiğini, karıştırılma ihtimalinin de bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin, uyuşmazlık konusu markanın tamamını ... ve ...’tan devir aldığını, bu nedenle ... ve ... yönünden davalı sıfatı yokluğundan davanın reddi gerektiğini, müvekkilinin “TAÇLAR” markasını otomotiv yedek parçalarına ilişkin olarak kullandığını, soy adları TAÇ olan üç gerçek kişi başvuruda bulunduğundan çoğul eki almış halde "TAÇLAR" ibaresinin tescil ettirildiğini, davacının tamamen farklı bir alan olan ev tekstil ürünlerinde faaliyet gösterdiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... ve ... davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, taraf markaları arasında 556 sayılı KHK’nin 7/1-b ve 8/1-b maddeleri anlamında iltibas riski bulunmadığı, davacı markasının özellikle perde ve diğer ev tekstili ürünlerinde 556 sayılı KHK’nin 8/4 hükmü anlamında tanınmış marka olduğu, bu nedenle başvuru kapsamındaki 9. sınıfta yer alan “Koruyucu giysiler, koruma ve can kurtarma amaçlı donanımlar...
Gözlükler, güneş gözlükleri, lensler ve bunların kutuları, kılıfları, parçaları ve aksesuarları, mıknatıslar, dekoratif amaçlı mıknatıslar” bakımından davalı markasının tescili halinde tanınmış markanın ayırt edici karakterinin zedelenebileceği, tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, emtia listesindeki çekişmeli diğer mallar bakımından ise 556 sayılı KHK’nin 8/4 hükmünde belirtilen ihtimallerin somut olayda gerçekleşmediği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, TPE YİDK‘nun 2009-M-2489 sayılı kararının başvuru kapsamındaki 9. sınıfta yer alan emtia yönünden kısmen iptaline,
2007/58275 sayılı markanın 9. sınıfta yer alan emtia yönünden kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı TPE vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı TPE vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5569, K. 2012/12901, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama