KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5666 E., 2012/11155 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Haziran 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
377 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 14. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 28.09.2010 tarih ve 2008/1070-2010/783 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalının üstlendiği Honda Türkiye A.Ş.'ye ait taşıma işinde kendi aracıyla taşıma yaptığını, davalı şirketin taşıma işini yeni dönemde alamadığını, bunun üzerine taşıma işini kaybeden davalı şirketin müvekkiline taşıma işi için kestiği iki adet fatura bedelini ödemediğini, davalı borçlu aleyhine icra takibine başladıklarını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin davacıya her hangi bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında servis aracı çalıştırma sözleşmesine dayalı bir ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacının 99,08 TL alacaklı olduğu, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, takibin 99,08 TL üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, itirazın iptal edilen kısmı üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) HUMK'nun 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2'nci maddesi hükmüne göre, miktar veya değeri 2010 yılı itibariyle 1.430,00 YTL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesindir.
Somut uyuşmazlıkta mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 99,08 TL'nın davalıdan faizi ile birlikte tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş olmasına göre davalı vekilince temyiz isteminin kabul edilen alacağın yukarıda anılan kanun hükümleri uyarınca temyiz sınırının altında kalması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5666, K. 2012/11155, 27 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama