KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5672 E., 2012/13267 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Develi Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/12/2010 tarih ve 2010/235-2010/627 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, navlun bedelinin tahsili için başlatılan takibe davalının haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazının iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “davalının takipten önce temerrüde düşürülüp düşürülmediğinin belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davalının icra takibi ile temerrüde düşürüldüğü gerekçesiyle, davanın kabulüne, takibin devamı ile asıl alacak üzerinden hesaplanan %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşıma sözleşmesine dayalı alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
H.U....nun 417. maddesine göre, yargılama giderleri kural olarak, davada haksız çıkan tarafa yükletilir. Davada her iki taraf da kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini, haklı çıkma oranına göre taraflar arasında paylaştırır.
Önceki bozma kararımızda da açıklandığı üzere somut olayda, davacı tarafından başlatılan takibe davalı vekili tarafından ilk önce borcun aslı ve işlemiş faizine itiraz edilerek takibin durması sağlanmış, daha sonra yargılama sırasında icra dosyasına verilen 18.12.2007 tarihli dilekçe ile asıl alacak miktarı olan 10.528,67 TL yönünden itirazdan vazgeçilmiş, ancak takipten önce temerrüt oluşmadığı gerekçesiyle işlemiş faiz yönünden itirazın devam ettiği belirtilmiştir.
Mahkemece, davalı borçlunun takipten önce temerrüde düşürülmediği bu nedenle işlemiş faize yönelik itirazında haklı olduğu kabul edildiği halde, gerekçe ile hüküm fıkrası çelişir şekilde davanın kabulüne karar verilerek yargılama giderinin tamamından davalı sorumlu tutulduğu gibi,işlemiş faize yönelik itirazın iptali isteminin reddedilmiş olmasına rağmen davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Bu durumda mahkemece, asıl alacağa yönelik itirazdan vazgeçilmiş bulunulmasına göre davanın konusuz kaldığı gözetilmek suretiyle ve işlemiş faize yönelik itirazın ise reddedilmiş olması nedeniyle yargılama giderlerinin yukarıda anılan şekilde hesaplanmaması ve davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5672, K. 2012/13267, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama