KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5710 E., 2012/13161 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/01/2011 tarih ve 2010/249-2011/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, bir kamu kurumu olan müvekkilinin ISO'nun tam üyesi ve Türkiye'deki tek temsilcisi olduğunu, bu üyeliğin bir sonucu olarak Türkiye'de ISO logosunun ve isminin korunması görevinin müvekkiline verildiğini, davalının ise “www.ıso.org.tr” şeklindeki internet alan adını kullandığını, bunun “ISO” markasıyla çağrışım oluşturduğunu ve Paris Sözleşmesi'nin birinci mükerrer 6. maddesine aykırı bulunduğunu, öte yandan 556 sayılı KHK'nun 7. maddesi uyarınca da söz konusu internet alan adının kullanılamayacağını ileri sürerek, “www.ıso.org.tr” internet alan adının kullanılması suretiyle gerçekleşen marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ile menine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, “ISO” markasının müvekkili adına tescilli bulunduğunu, dolayısıyla bu ibarenin kullanılmasının marka hakkına tecavüz veya haksız rekabet oluşturmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının “ISO” ibareli tescilli markalarının bulunduğu, dava konusu alan adı kullanımının da bu tescil çerçevesinde olduğu, tescil yolsuz olsa bile hükümsüz kılınana kadar marka sahibinin tescilin sağladığı korumadan yararlanacağı ve tescile dayalı kullanımın haksız rekabet ya da markaya tecavüz oluşturmayacağı, ayrıca “ISO” ibaresinin davalının adını oluşturan sözcüklerin baş harfleri olduğu, dolayısıyla kullanımın kötüniyetli de sayılamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5710, K. 2012/13161, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama