KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5806 E., 2012/13048 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/02/2011 tarih ve 2009/178-2011/43 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2000/3018 ve 2000/3019 sayılı "TEKNOMOBİL" ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin tanınmış markalarına ve ticaret ünvanına tecavüz teşkil edecek şekilde müvekkilinin faaliyet gösterdiği alanlarda "TEKNOMOBİL" ibaresini adına marka olarak tescil ettirdiğini, markanın gerçek hak sahibinin müvekkili olduğunu belirterek davalıya ait 2004/25535 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, haksız rekabet ve markaya tecavüzün tespit ve men'i ile ref'ine, hükmün ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraf markalarının kapsadıkları hizmet sınıfların farklı olduğunu, tarafların farklı alanlarda faaliyet gösterdiklerini, davacı markasının tanınmış olmadığını, 2004 yılında tescil başvurusu yapılmış olan müvekkili markasına karşı uzun bir süre sessiz kaldıktan sonra dava açılmasının kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, markasal tescil bakımından öncelik hakkının davacıya ait bulunduğu, taraf markaları kapsamında bulunan bir kısım hizmetler aynı türden olduğu gibi, davalı markasının davacının iştigal alanı içerisinde bulunan hizmetler ile de aynı olduğu, 556 sayılı KHK m. 8/1-b ve m. 8/5 kapsamında davalı markasının hükümsüzlüğünün istenebileceği, davalı marka tescilinin 2007 yılında gerçekleşmiş olması karşısında dava açma süresi dolmadığı gibi, uzun süre sessiz kalınmış olmasından da bahsedilemeyeceği, diğer taraftan tescilli bir markanın kullanımının hukuka aykırı kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2004/25535 sayılı markanın hükümsüzlüğüne, diğer taleplerin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5806, K. 2012/13048, 11 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama