KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5830 E., 2012/11968 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
404 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2010/540-2010/1797 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı nedeniyle çekleri ibraz eden müvekkiline 600 TL (toplamda 5 çek nedeniyle 3.000 TL) ödemekle yükümlü olduğunu, bu alacağın tahsili hususunda davalı banka ile yapılan görüşmelerin neticesiz kaldığını ileri sürerek, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte 3.000 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu çeklere ilişkin 6 aylık zamanaşımı süresinin dolduğunu, bu nedenle çeklerin kambiyo vasfını ve buna bağlı olarak alacaklının kambiyo hukukundan doğan haklarını yitirdiğini, davacı aleyhine %40'tan az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, karşılıksız çıkan çek yaprağı için bankanın sorumlu olduğu bedelin ödenmesi için çek asıllarının bankada bırakılarak kısmi ödemenin talep edilmesi gerektiği, davacının bu şartı yerine getirmeden talepte bulunduğu, ayrıca çeklerin takas odasına ibraz edildiği, çek yaprağı bedelinin alınmasından feragat edildiği gerekçesiyle davanın reddine, kötü niyet tazminatı koşulları oluşmadığından talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, karşılıksız çıkan her bir çek yaprağı için sorumlu bulunulan bedelin ödenmesi istemine ilişkindir.
Dava tarihinde yürürlükte bulunan 3167 sayılı Yasa'nın 6/son maddesinin, madde başlığından da anlaşılacağı üzere, takasa sunularak karşılığının bulunmadığı saptanan çeklerin, takas işlemine konu edildiği andaki hamili konumunda bulunan bankalarca kısmen yahut tamamen karşılıksızlığı usulen saptandıktan ve asıl hamile iadesinden sonra, asıl çek hamilinin, karşılıksız çıkan çeki muhatap bankaya zamanaşımı süresi içerisinde tevdi ederek,
3167 sayılı Yasa'nın 10. maddesinde belirtilen sorumluluk tutarının ödenmesini talep etmesinde yasaya bir aykırılık bulunmadığı gibi bu nitelikteki çekler bakımından bankanın asıl hamile karşı olan ödeme sorumluluğunun bulunduğu konusunda doktrinin genel olarak ittifak ettiği (bkz. Reisoğlu, Seza, Türk Hukukunda ve Bankacılık Uygulamasında Çek, sh. 229 -230, p.2-4'deki açıklamalar. Durgut, Ramazan, Kambiyo Senetlerinde Sebepsiz Zenginleşme, sh.
48, p.2-3) Dairemiz uygulamalarının da bu yönde olduğu değerlendirildiğinde mahkemece davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulüyle kararın davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5830, K. 2012/11968, 4 Temmuz 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama