KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/5865 E., 2012/13363 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
378 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2010 tarih ve 2009/171-2010/276 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ETİ Kontiki, KONTİKİ ve ETİBİS ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının BİSKONTİ+şekil ibare ve biçimli marka tescil başvurusunun yayımlanması üzerine yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından 2009/M-1865 sayılı kararla reddedildiğini, kararın hukuka aykırı olduğunu çünkü başvurunun tescilinin müvekkilinin ayırt edicilik kazanmış markaları ile iltibasa ve haksız rekabete sebebiyet verebileceğini ileri sürerek YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescil edilen markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, kurumun yapmış olduğu işlemlerin hukuka uygun bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, davacının markaları ile iltibas ve haksız rekabet yaratma biçiminde bir kötüniyet bulunmadığını, karşılaştırmanın bütünsel olarak yapılması gerektiğini savunarak haksız olarak açılan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, BİSKONTİ+şekil ibare ve şeklinden oluşan başvuru konusu işaretin sözcük, biçim, renk ve düzenleme tarzı itibariyle davacının markalarından özellikle kapsamında yer alan ürünler itibariyle farklı olduğu, ortalama düzeydeki alıcı ve yararlanıcıların, bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu derhâl ve hiç düşünmeden ilk bakışta algılamalarının mümkün bulunduğu, olduğu,
başvuru konusu işaretin biçim, renk, düzenleme tarzı ve anlayış itibariyle davacı marka ve biçiminden belirgin biçimde farklı olduğunun ilk bakışta ve hemen göze çarptığı, aralarında küçük ayrıntı seviyesini aşan farklılık bulunduğunun açık olduğu, kullanıcı konumundaki kişilerin her iki işaretin farklı olduğunu hemen algılayabileceği, zira davacı markalarıyla başvuru konusu işaretin bıraktığı genel izlenimin oldukça farklı bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/5865, K. 2012/13363, 14 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama