KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6050 E., 2012/13127 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 18/02/2011 tarih ve 2009/2342-2011/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin yerine getirdiği taşımacılık hizmeti nedeniyle davalıdan takibe konu meblağı istediğini ancak söz konusu bedelin ödenmediğinden davalı hakkında Ankara 11.İcra Müdürlüğü'nün 2009/15208 sayılı dosyası ile icra takibi başlattıklarını, davalının icra takibine haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki açık hesap usulü bir ticari ilişki olduğunu, hesap mutabakatının yapılmadığını, hesap ekstresinin gönderilmesi halinde inceleme yapılıp varsa bakiye borcun ödenebileceğini, hizmet edimi verilmeyen ve faturası tebliğ edilmeyen, cari hesap özeti olmayan alacak talebini kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının işletme defterinden icra takibine konu meblağın ödeme ve tahsilat durumunun tam olarak anlaşılamadığı, yine davalının defter kayıtları ile evraklar arasındaki tutarsızlık olduğu, davacının alacağını hiçbir yasal delil ile kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, davacı tarafından yerine getirilen taşıma nedeniyle bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası olup, mahkemece davacının alacağını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Davacının iddia ettiği alacağa ilişkin faturaların kendi defterlerinde kayıtlı olduğu gibi, açık fatura niteliğindeki bu faturaların davalı defterlerinde de kayıtlı olduğu yargılama sırasında alınan bilirkişi raporu ile sabittir. Bu durumda davacının davalıdan fatura miktarı kadar alacaklı olduğu anlaşılmıştır. Mahkemece bu borcun davalı tarafından ödenip ödenmediği tartışılmadan, alacağın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6050, K. 2012/13127, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama