KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6213 E., 2012/5182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
620 kelime·3 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01.03.2010 tarih ve 1999/1313 - 2010/83 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket çalışanı .....'in yabancı ve yerli havayolu şirketlerine danışmanlık, yol göstericilik, çoğu zaman da uçak plasmanlarına ve finansal kiralamalarına aracılık yaptığını, davalılardan BWIA International Ltd. Şirketinin talebi üzerine 2 adet 604 ve 614 seri numaralı Airbus 321 uçağın bir başka havayoluna alt kiralanması işini, kiralamanın gerçekleşmesi halinde aylık kira bedelinin her uçakta 10.000 USD olmak üzere kendisine ödenmesi şartı ile,
aldığını, davacı çalışanı ....'nin çalışmaları sonucu uçaklara müşteri bulunduğunu, bu sırada diğer davalının uçakların mülkiyet sahibi olması nedeniyle olaya dahil olduğunu, uçak sahibi, uçağın kirasını ödeyemeyen eski kiracı ve uçak kiralamak isteyen yeni müşterinin buluşmasının sağlandığını, bir uçak 56 ay, diğer uçak 55 ay boyunca kiralandığı halde 110 aylık kiradan doğan alacakları 1.100.000 USD'nin ödenmediğini ileri sürerek, şimdilik 100.000 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, ıslahla dava değerini 850.000 USD'ye yükseltmiştir.
Davalılardan International Lease Finance Corporation vekili, diğer davalının uçaklar üzerinde herhangi bir mülkiyet hakkı olmadığından tasarrufta da bulunamayacağını, Finansal Kiralama Kanunu gereğince kiracının alt kira ile finansal kiralamaya konu uçağı bir başkasına kiraya veremeyeceğini, sözleşmenin tarafı olmayan müvekkiline husumet düşmeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... International Airways Ltd. vekili, Finansal Kiralama Kanunu uyarınca kiralayanın kiraya konu malın maliki olması gerektiğini, ayrıca davacı ile müvekkili arasında imzalanmış bir hizmet akdi, aracılık sözleşmesi, danışmanlık mukavelesi bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının hava taşıtlarının kiralanması işi ile uğraştığı, bu konuda ticari amaçlı mümessillik, acentalık, temsilcilik ve komisyonculuk yaptığı, davalı ILFC şirketinden finansal kiralama yoluyla 2 adet uçak alan diğer davalı ...'nin ödeme güçlüğü içerisine düşmesi üzerine ILFC şirketi ile görüşerek kira bedellerini ödeyebilmek amacıyla uçakları alt kiraya vermeyi teklif ettiği, davacı ve BWIA'nın alt kiracı şirket aramaya başladıkları, BWIA ile görüşen davacı şirketin Türkiye'de yerleşik Air Alfa şirketi ile görüşmesini sağladığı,
ancak bu şirketlerin alt kira konusunda anlaşamadıkları, bu arada ILFC şirketinin BWIA ile olan sözleşmesini feshederek kendi başına uçakları kiralamak üzere sözleşmeler yaptığı ve Air Alfa şirketi ile anlaştığı, BWIA şirketinin mülkiyeti kendisine ait olmayan uçakları dava dışı Air Alfa şirketine alt kira yolu ile vermesinin mümkün olmadığı ve davacının sunduğu önerilerin tarafların anlaşmasını sağlamaya yönelik bir niyetten ileri gitmediği, davacının bu anlaşmayı sağladığı iddiasını ispatlayamadığı,
BWIA ile davacı arasındaki ön anlaşmada, uçakların kira bedellerinin alınması halinde davacının yönetim ücretine hak kazanacağının düzenlendiği , ancak uçak kira bedellerinin BWIA'ya ödenmediği, kira sözleşmesinin ILFC ile yapıldığı, bu şirketin de kira bedellerini alamayıp Air Alfa şirketine karşı iflas yolu ile takip yoluna başvurduğunu, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Ancak mahkemece karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, 1.276.426,60 TL dava değeri üzerinden 53.096,40 TL vekalet ücretine hükmedilmek gerekirken, vekalet ücretinin 116.611,26 TL olarak takdiri doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6213, K. 2012/5182, 2 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama