KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6424 E., 2012/13248 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
324 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25/10/2010 tarih ve 2009/759-2010/2240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin denetim kurulu üyeliği görevini yürüten davacının bu görevinin davalı şirketin 15.05.2009 tarihli olağan genel kurul toplantısında denetim kurulunun genel kurul tarafından ibra edilmemesi nedeni ile sona erdiğini, davacıya şirket nezdinde yürütmüş olduğu görev nedeniyle aylık 400 TL huzur hakkı verilmesi gerektiğini, ancak davalı şirketin davacıya huzur hakkını 2008 yılının Ekim ayından görevinin sona erdiği 15.05.2009 tarihine kadar ödemediğini, ödenmesi talebi ile ihtarname gönderildiğini,
ihtarnamenin davalı şirkete 16.07.2009 tarihinde tebliğ edilmesine rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ödenmemiş olan 2.800 TL huzur hakkının 24.07.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının denetim kurulu üyesi olarak görev yaptığı dönemde tutulan belge ve kayıt düzeni, mevzuata, muhasebe ilkelerine ve gerçek duruma uygun olmayan bir kayıt düzeni olduğundan davalı şirketi zarara uğrattığını, bu nedenle görevini gereği gibi yapmayan davacının huzur hakkı isteminin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabülü ile 2.800 TL alacağın temerrüt tarihi olan 24.07.2009 tarihinden itibaren hesap edilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6424, K. 2012/13248, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama