KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/644 E., 2012/7687 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
449 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Rize 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/10/2010 tarih ve 2009/258-2010/456 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı firma yetkililerinin davacı kurumun marka tescil ve tasarım tescil belgeli 100 gr'lık "Çaykur Rize Turist Çayı"nın taklit ve benzerini "Çaytepem Rize Ekstra Çayı" olarak piyasaya sürdüklerini, davalının hem haksız rekabette bulunduğunu, hem de Markaların Korunması Hakkındaki KHK'ya muhalefet ettiğini ileri sürerek, uğramış oldukları zarara karşılık şimdilik 10.000 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı kurum adına tescilli ve halen koruma altında olan 151554 sayılı markanın davalı şirket tarafından piyasaya sunulan ürün ambalajı ile ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu, bu benzerlik sebebiyle hem marka hakkına tecavüzün hem de haksız rekabetin gerçekleştiği, davalının defter ve kayıtları da incelenerek maddi tazminat hesabı yapıldığı, tarafların durumu ve eylemin mahiyetine göre 1.000 TL tutarındaki manevi tazminat talebinin yerinde bulunduğu gerekçesiyle, manevi tazminat talebinin kabulüne, maddi tazminat talebinin ise kısmen kabulü ile, 7.045,78 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı dava dilekçesinde, Çaytepem Çay Şirketi yetkililerini davalı olarak göstermiş olup yetkililerin isimlerini belirtmemiş, şirketin tam unvanını dilekçede göstermemiştir. Davanın ilk açıldığı 9. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce dava dilekçesi ve duruşma günü tebliği için gönderilen tebligat şirket yetkilisi olduğu belirterek Yusuf Toprak'a tebliğ edilmiş, karar tebliği de yine aynı kişiye yapılmıştır. Ancak, mahkemenin bilirkişi incelemesi yaptırılmak üzere aynı adrese defterlerin celbi için yazdığı müzekkere neticesinde dosyaya dava dışı Bulakbaşı Ltd. Şti'nin ticari defterleri ibraz edilmiş ve bilirkişi tarafından da dava dışı bu şirketin defterleri incelenerek tazminat hesaplanmıştır.
Bu durumda, yargılama ve karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan HUMK'nun 179 ncu maddesi gereğince, dava dilekçesinde tarafların ve varsa kanuni temsilci veya vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerinin gösterilmesi zorunlu bulunduğu ve somut uyuşmazlıkta da davacı vekili davalı safında tüzel kişiliği bulunmayan "...'ni" davalı olarak gösterdiği halde bu hususun üzerinde durulup davacıdan, şirketi mi yoksa şirketin yetkililerini mi dava ettiği, şirketi dava ediyor ise Çaytepem Çay Şirketi'nin türü ve tam unvanının ne olduğu sorulup açıklığa kavuşturulmadan yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/644, K. 2012/7687, 14 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama