KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6441 E., 2012/12922 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2010 tarih ve 2007/15-2010/197 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, "ECE" ajandalarının yüz yıla yakın süredir çıkarılmakta olduğunu ve müvekkillerinin mirasbırakanı tarafından hayata geçirildiğini, marka üzerindeki tüm hakların müvekkkilerine intikal ettiğini, davalının, davacıların murisinin rahatsızlığından faydalanarak "ECE AJANDASI" ve "YENİ ECE AJANDASI" markalarını adına tescil ettirdiğini, bu haksız tescil karşısında müvekkillerinin dava açması üzerine her iki markanın hükümsüzlüğüne karar verildiğini, ancak davalının 2001-2006 yılları arasında bu markalar altında üretim yaparak haksız kazanç elde ettiğini, 2007 yılında da ajandanın yayınlandığını ileri sürerek, 100.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, dava konusu markanın davacıların murisinin isteği ve rızası üzerine tescil edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu markaların 2000 yılında tescil edildiği, hükümsüzlüklerine ilişkin kararın ise 28.06.2007 tarihinde kesinleştiği, tescil yolsuz olsa dahi sicilden terkin edilene kadar marka sahibinin bu korumadan yararlanabileceği, davacıların tazminat talep ettiği 2001-Ocak 2007 tarihleri arasında davacı tescilli marka sahibi olduğundan ve hükümsüzlük kararı 28.06.2007 tarihinde kesinleştiğinden davalının kullanımının haksız ve hukuka aykırı olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6441, K. 2012/12922, 10 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama