KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6572 E., 2012/13168 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
445 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Aydın 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/12/2010 tarih ve 2010/7-2010/593 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin %20 hisse ile ortağı olduğunu, şirketin ortaklarından olan...’in müvekkilinin eski eşi olup, boşanmasından sonra müvekkilinin şirketten uzaklaştırıldığını, müvekkiline düzenli şekilde kar payının ödenmediğini, ortakların resmi kayıtlar dışında harici defterlerle ödeme yapıp şirketi zarara uğrattıklarını ileri sürerek, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalması kaydıyla şimdilik 10.000 TL kar payı alacağının faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirketin 31.08.2004 tarihli genel kurulunda davacının müdürlükten alınıp, kar payından mahsup edilmek üzere ödenen maaşının iptal edildiğini ve ancak bilançoda gösterilen kar payından payına düşeni almasına karar verildiğini, davacının genel kurulda hazır bulunmasına ve genel kurulu onaylamadığını bildirmesine rağmen iptal davası açmadığını, müvekkili şirketin 2004 yılı bilançosunu henüz düzenlemediğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile 10.000 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, limited şirket kar payının tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair kurulan hüküm Dairemizce, “Dava konusu olayda ortaklar kurulu tarafından alınan 31.08.2004 ve 15.04.2005 tarihli kararlar bulunmaktadır.
Bu itibarla mahkemece, davacının kar payı alacağının, şirket defterleri, ortaklar kurulu karar defteri üzerinde uzman bilirkişi incelemesi yaptırılarak davacının payına düşen kar payının olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken, yazılı şekilde bir takım varsayımlara dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmuş olup dosya bozma ilamı kapsamında ek rapor düzenlenmesi için önceki bilirkişi kuruluna tevdi edilmiştir. Anılan bilirkişi kurulunca hiçbir yeni inceleme yapılmaksızın, esas olanın fiili hareketlerin tespiti olduğu, kayıt dışı olayların davadan ari tutulmasının hukuka uygun olmayacağı gerekçesiyle önceki rapor tekrar edilmiş ve mahkemece de bu rapora dayalı olarak hüküm kurulmuştur.
Bu haliyle uyulan bozma ilamının gereklerinin yerine getirildiğini söylemek mümkün değildir. O halde mahkemece, bozma ilamına uyulmakla davalı yararına usulü müktesep hak doğduğu da gözetilerek, uyulan bozma ilamında açıklandığı şekilde davacının payına düşen kar payının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6572, K. 2012/13168, 12 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama