KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6574 E., 2012/13462 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
432 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/02/2011 tarih ve 2008/388-2011/163 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat emtia poliçesi ile sigortalı emtianın kamyon ile İtalya/İzmir arası taşımasının davalı tarafından yapıldığını, emtianın, hatalı istiflemeye bağlı olarak ambalajlarının yırtılması ve ezilmesi sonucu hasarlandığını, hasar bedelinin müvekkilince sigortalısına ödenip tahsiline yönelik başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatı tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından taşıması yapılan emtiadaki hasarın ambalaj hatasından kaynaklandığını, alacağın likit olmadığını savunarak, davanın zamanaşımı ve esas yönünden reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre, hasarın istiflemeden değil ambalaj hatasından kaynaklandığı, davacı tarafın icra takibinde kötüniyetli olduğunun ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın ve davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taşıma sigorta poliçesine dayalı rucuan tazminat için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı nezdinde sigortalı emtianın davalı tarafından İtalya’dan Türkiye’ye taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR hükümlerine tabi olduğu hususları uyuşmazlık konusu değildir. CMR hükümlerine tabi taşımalarda da taşıyıcının eşyanın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edildiği tarihe kadar meydana gelen hasar ve kayıplardan sorumlu olacağı esastır.
Ancak, anılan Konvansiyonun 17/4-c maddesinde, yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından alınması, yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması özel bir risk durumu olarak kabul edilmiş, hasar veya kaybın anılan nedenlerden kaynaklanması halinde taşıyıcının sorumlu olmayacağı hükme bağlanmıştır. Fakat, bu halde de taşıyıcının yükün sağlıklı taşınabilmesi için yükleme ve istiflemeye gerekli özeni gösterme, nezaret etme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bahse konu yükümlülüğün ihlali, taşıyıcı bakımından kusur oluşturmaktadır. Somut olayda taşınan emtianın özellikli yük olduğu ve araca yüklenmesinin gönderici firma tarafından yapıldığı anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu raporunda emtiaların yükleme sırasında forklift bıçaklarının darbesi neticesinde hasarlandığı açıklanmıştır. Davalı taşıyıcı tacir olup, basiretli şekilde hareket etmek zorundadır. ...
Bu durum karşısında, davacı vekilinin rapora yönelik itirazları dikkate alınıp, davalı taşıyıcının yükleme ve istifleme bakımından nezaret yükümlülüğünü ihlal ettiği ve kusurlu olduğu kabul edilip, kusur oranları bakımından gerektiğinde ek rapor alınması veya yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6574, K. 2012/13462, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama