KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6591 E., 2012/13624 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
323 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15/02/2011 tarih ve 2009/671-2011/41 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ (15.620) YTL’nın altında bulunduğundan HUMK’nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı Banka nezdindeki çek hesabından verilen çek karnesinin muhasebecisi Arzu Tiryaki tarafından çalınıp sahte imzalarla kullanıldığını, 23.09.2004 tarihinde verilen ödememe talimatı üzerine müvekkilinin çek hesabına bloke kaydı konulduğunu, buna rağmen davalı Banka'ca 25.09.2004 tarihli 6.000 TL meblağlı çekin 3. kişilere ödendiğini ileri sürerek, anılan meblağın temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, ödemeden men talimatının 28.09.2004 tarihinde müvekkili bankaya bildirildiğini, daha önce sözlü ya da yazılı bir talebin olmadığını, çekin elektronik ortamda takas merkezine ibraz edildiğinden imza incelemesinin de yapılamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne dair kurulan hüküm, Dairemizce “dava konusu paranın çekildiği hesap üzerindeki “ödemelerde şubeye dönünüz.” kaydının ne anlama geldiği ve bu kayda rağmen ödeme yapan davalı Banka'nın dava konusu işlemde kusurunun bulunup bulunmadığı konusunda bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulması doğru olmamıştır.” gerekçesiyle bozulmuştur. Bozmaya uyan mahkemece, bozma ilamı uyarınca bilirkişi raporu alınması gerektiği ve usulüne uygun olarak verilen kesin süreye rağmen davacı tarafın masrafı karşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6591, K. 2012/13624, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama