KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6603 E., 2012/13358 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
878 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Uşak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23/12/2010 tarih ve 2009/31-2010/443 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında beş yıllık süreyle imzalanan 08.04.2005 tarihli Aygaz Tüplü Gaz Bayilik Sözleşmesi'nin, davalı tarafından hiçbir gerekçe gösterilmeden tek taraflı ve sözleşmenin 26.maddesine aykırı olarak 13.03.2008 tarihinde feshedildiğini ve fesih sonrasında da sözleşmenin 7. maddesine aykırı olarak davalının, rakip firma tüplerini satmaya başladığının öğrenildiğini,
davalının bu satışı yaparken müvekkili şirketin logosunu taşıyan yeni magnetler ve tanıtım belgeleri düzenleyerek kendisini halen müvekkili Aygaz şirketinin bayisiymiş gibi tanıttığını ve böylece Aygaz markasının ticari itibarından faydalanarak haksız gelir elde etmeye başladığını, bayiliği sırasında kullandığı telefon numaralarını, yeni Aygaz bayisine devrettiğini, sonrasında su bayisi olması nedeniyle aldığı telefon numaralarından, tüp müşterileri ile iletişim kurmaya devam ettiğini,
müvekkili şirketin logosu ile belirtilen telefon numaralarının birlikte bulunduğu magnet ve diğer tanıtım araçları ile su siparişi vermek isteyen müşteriler nezdinde, Aygaz güvencesi altında su bayiliği yapılıyormuş izleniminin yaratıldığı gibi müşterilere rakip firma tüplerinin gönderilmeye başlanıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalının eylemlerinin müvekkiline ait tescilli markaya tecavüz ve haksız rekabet kapsamında bulunduğunun tespiti ile söz konusu eylemlerin ortadan kaldırılması amacıyla Aygaz logosu taşıyan her türlü döküman, emtia, reklam ve tanıtım aracını kullanmaktan men edilmesine;
davalının sözleşmeyi tek taraflı feshetmesinin akabinde, müvekkili şirketin logosu altında su satışı yaparak müşterileri nezdinde Aygaz markasının itibarını zedelemesi sebebiyle ortaya çıkan 17.000,00 TL manevi ve davalının müvekkili şirket logosunu taşıyan çeşitli tanıtım araçları ile tüp siparişi alarak rakip firma tüplerinin satışı faaliyetlerini yürütmesi ve Aygaz markasının itibarından yararlanarak haksız avantaj elde etmesi gibi,
marka hakkına tecavüz niteliği taşıyan eylemleri dolayısıyla ortaya çıkan fiili zarar ve yoksun kalınan kar kaybına karşılık 3.000,00 TL maddi olmak üzere toplam 20.000,00 TL zararlarının dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu iddiaların doğru olmadığını, müvekkili şirket hakkında, davacı şirketçe yapılan marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet suçlamaları hakkında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilip, marka hakkına tecavüz suçlamalarından da müvekkili şirketin beraat ettiğini, yaptırılan tespitte, müvekkilinin adresinde tüp ve benzeri maddeye rastlanılmadığını, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin feshedilmediğini, davacı şirket yetkililerinin de imzaladığı 13.03.2008 tarihli Protokol ile müvekkilinin sahip olduğu bayiliğin dava dışı İsmail Türkmen'e devrinin sağlandığını, bu nedenle sözleşmede feshe bağlanan hukuki sonuçların uygulanma kabiliyetinin bulunmadığını, müvekkili şirketçe tüp satışının yapılmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, tespit ve ceza mahkemesi dosyaları ile bilirkişi raporlarına göre, sözleşmenin sona ermesinden itibaren davalının, davacının logosunu taşıyan ürünleri kullanmak hakkı bulunmamasına rağmen işyerinde davacının logosunu taşıyan, bayilik döneminden kalan bazı dokümanlara rastlanıldığı, her ne kadar davacı tarafından hem fiili zararına hem de yoksun kalınan karına ilişkin maddi tazminat talep edilmiş ise de, taraflar arasındaki sözleşmenin sona ermesinden sonra davalının aynı işyerinde su satışına başladığı, telefon numaralarını da değiştirdiği, rakip firmanın tüplerini sattığına ilişkin delilin bulunmadığı,
davalı şirket yetkililerinin bayiliği devrettikten sonra Haziran 2008 tarihinde İbrahim Türkmen'in isteği üzerine 15-20 gün kadar onların bir alt bayiliği ya da ikinci bir şubesi gibi davacı şirkete ait tüpleri sattıkları, bu hususun davacı şirketin bayiliğini devralan Türkmenler şirketi ve davalı şirket yetkilileri arasında varılan anlaşma sonucunda gerçekleştiği, 15-20 gün sonra davacı şirketten bunun doğru olmadığını öğrendiklerinde Türkmenler şirketinin Aygaz tüplerini davalıya vererek sattırmaktan vazgeçtikleri nazara alındığında, davalının ticari defterlerindeki kaydın rakip firmanın tüplerini sattığına ilişkin delil oluşturmadığı,
davalı artık su satışı yaptığına göre tüp gaz markası ile su satışında fayda sağlanmasının olanaklı olmayıp, su satışı ile tüpgaz markasının itibarının zedelenmesinin mümkün olmadığı, davacının maddi tazminat talebini, davalının rakip firmanın tüplerini satmasına dayandırmışsa da, davalının kendi adına tüp satışı yapmadığı gibi rakip firmanın tüplerini sattığının da ispatlanamadığı, yoksun kalınan kar konusundaki talebinin değerlendirilmesinde ise, eksilen müşteri ve satış miktarını ve bu eksilmenin davalının tecavüzü nedeniyle meydana geldiğini ispat etme yükümlülüğünün davacıya ait olduğu,
bilirkişi raporuna göre, toplam satış miktarındaki düşüşün bayi sayındaki azalmadan kaynaklandığının tespit edildiği, davalı, davacıya ait markayı haksız olarak kullanmakta ise de, davacının mal varlığını doğrudan etkileyecek bir eyleminin bulunmadığı, davacının mal varlığında doğrudan bir eksilme meydana gelmediğinden fiili zararın oluşmadığı gibi bu durumu ispata ilişkin herhangi bir yazılı belgenin de ibraz edilmediği, davalının bayilik döneminden kalan logolu dokümanları bulundurarak,
davacıya ait markayı haksız olarak kullandığından 556 sayılı KHK'nın 62/b maddesi uyarınca manevi tazminat koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile davacının marka hakkına davalı tarafından tecavüzde bulunulduğunun tespiti ile davalının elindeki Aygaz ibareli irsaliye faturası, magnet, kartvizit, gibi her türlü dokümanın, emtia, reklam ve tanıtım araçlarını kullanmaktan men'ine, davacının maddi tazminat talebinin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 4.000.00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline,
fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6603, K. 2012/13358, 14 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama