KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6623 E., 2012/13748 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
491 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/12/2010 tarih ve 2009/434-2010/772 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin eşi olan ...'ın ölümü ile geriye müvekkilinin ve ...'ın üç kızının kaldığını, müvekkilinin murisinin davalı şirkette % 55 hissesi olduğunu ve ölümüyle bu hisselerin elbirliği mülkiyeti şeklinde müvekkili ve ...'ın üç kızına intikal ettiğini,
buna rağmen diğer mirasçıların davalı şirket ana sözleşmenin 11.maddesine aykırı olarak çağrı yapılmadan 15.11.2008 tarihinde ortaklar genel kurulunun toplayarak şirkete müdür atadıklarını ancak bu toplantıya elbirliği mülkiyetine konu %55 hissedarların tamamının katılmadığını bu nedenle toplantı ve karar yeter sayısının sağlanmadığını ileri sürerek gerekli çağrı merasimi yapılmadan 15/11/2008 tarihinde yapılan ortaklar kurulunda toplantı ve karar yeter sayısı sağlanmadan alınan kararların hükümsüzlüğünün tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 3 aylık hakdüşürücü sürenin geçtiğini, davacının 15/11/2008 tarihli toplantıdan haberdar olmasına rağmen toplantıya katılmadığını, savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 15/11/2008 tarihli ortaklar kurulu toplantısında alınan kararların TTK'nın 536/3 md.belirlenen nisaba aykırı alındığı gerekçesiyle davanın kabulü ile davalı şirketin 15.11.2008 tarihli ortaklar genel kurul kararlarının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, limited şirket ortaklar genel kurul kararının TTK'nun 536/3 maddesi uyarınca toplantı ve karar nisabı sağlanmadan alındığı iddiasıyla, alınan kararların hükümsüzlüğünün tespitine ilişkindir.
TTK 'nun 521. vd maddeleri uyarınca limited şirketlerde, bir payın miras yolu ile iktisabında ortakların muvafakatine gerek olmadığı gibi, miras yolu ile payın intikalinde mirasçılar, miras payı oranında hissedar olurlar.
TTK'nun 536/3. maddesi uyarınca ortaklar kurulu tarafından alınan kararların geçerli olabilmesi için, ödenmiş esas sermayenin hiç olmazsa yarısından fazlasını temsil eden ortakların müzakere edilen husus lehine rey vermiş olması gerekir; aksi takdirde karar hükümsüzdür. Davalı şirketin ödenmiş sermayesi 100.000 TL olup, davacının miras yolu ile intikal eden hissesi 550 adet paya karşılık 13.750 TL'dir.
Diğer 3 ortak ise daha önceden de davalı şirket ortağı olup, her birinin hissesi 600 adet paya karşılık 15.000 TL'dir. Bu üç ortağın bu paylarına, miras yolu ile intikal eden payları da eklendiğinde her bir ortağın hissesi 1.150 paya karşılık 28.750 TL'dir. Sonuç itibariyle davacı dışındaki diğer 3 ortağın toplam payları 3450 adet paya karşılık 86.250 TL'dir.
Bu durumda, hükümsüzlüğü istenen ortaklar genel kurul kararlarının, TTK'nın 536/3 maddesi uyarınca ödenmiş esas sermayenin yarısından fazlasını temsil eden ortakların oyuyla alınmış kararlar olduğuna göre, mahkemece dava konusu ortaklar genel kurul kararlarının TTK'nın 536/3. maddesi gereğince karar nisabına aykırı olarak alındığı gerekçesiyle yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6623, K. 2012/13748, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama