KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6803 E., 2012/13432 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 16/12/2010 tarih ve 2010/590-2010/954 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankada bulunan hesabından müvekkilinin bilgisi ve talimatı olmadan 01.02.2007 tarihinde internet aracılığı ile tanımadığı 3. şahıs hesabına toplam 6.200,00 TL havale yapıldığını, davalı bankanın elektronik bankacılık hizmetinde gereken güvenliği sağlayamadığını ileri sürerek, anılan meblağın 01.02.2007 tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının şifresini koruyamadığını, davacının hesabından yapılan havale işlemleri ile ilgili olarak müvekkili bankaya izafe edilecek kusur bulunmadığını, davacının kullanmış olduğu bilgisayarın güvenliğinden müvekkili bankanın sorumlu olmadığını, davacının zararının şifrenin 3. kişilerce öğrenilmesi sonucu meydana geldiğini, davacının kendi kusurundan doğan işbu zararı talep etmesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davacının kusurlu hareketine dair delil bulunmadığı, bankaların güven kurumu oldukları ve hafif kusurundan dahi sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 6.200,00 TL’nın 01.02.2007 tarihinden itibaren bankalarca vadesiz mevduata uygulanan en yüksek mevduat faizini geçmemek üzere avans faiziyle birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6803, K. 2012/13432, 17 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama