KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/6951 E., 2012/13511 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
746 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25/11/2010 tarih ve 2007/95-2010/670 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl davada davacı vekili, müvekkili ile aynı büroda çalışan davalı ...'ın müvekkiline ait Yapı Kredi Bankası A.Ş. tarafından müvekkiline verilen 2 adet kredi kartını, davalı Bayındır (Dünya) Sigorta A.Ş. ile yapılan ticari alışverişlerde kullandığını ve kart sliplerine sahte imzalar attığını, Yapı Kredi Bankasına kredi kartı borcu nedeniyle 04.09.2001 tarihinde 2.590 TL ödeme yaptığını, davalı şirketin kart hamilinin kimliğini kontrol etmeden ödemeleri kabul ettiğini ileri sürerek bu miktarın davalılardan tahsilini istemiş, birleşen davada ise,
davalı ...'ın müvekkilinin bilgisi olmadan müvekkiline ait Toprakbank A.Ş. tarafından müvekkiline verilen kredi kartını davalılar Bayındır (Dünya) Sigorta A.Ş. ve Ankara Otomotiv A.Ş.'den olan ticari alışverişlerde kullandığını, davalılar Bayındır (Dünya) Sigorta A.Ş. ve Ankara Otomotiv A.Ş.'nin kimlik kontrolü yapmadan ödemeleri kabul ettiğini, kart sliplerine sahte imzaları davalı ...'ın attığını, Toprakbank A.Ş.'ne 1.050,82 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını ileri sürerek bu miktarın 08.08.2001 tarihinden itibaren faiziyle davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş, karşı davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, kredi kartlarının davacının bilgisi dahilinde Gezgin Sigortacılık Ltd. Şti.'nin acentelik faaliyetlerinden doğan borcunun ödenmesinde kullanıldığını, ödemelere davacının itiraz etmediğini, acentelik sözleşmesi feshedildikten sonra itirazda bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı GİC Dünya (Bayındır) Sigorta A.Ş. vekili, davacı ve davalı ...'ın dava dışı ve müvekkilinin acentesi olan Gezgin Sigortacılık Ltd. Şti'nin eşit oranda ortakları olduğunu, müvekkiline yapılan ödemelerin acentelik sözleşmesinden kaynaklanan borçlara ilişkin olduğunu, davacının kredi kartları ile yapılan ödemeleri kabul ettiğini, kötüniyetli dava açtığını savunarak asıl ve birleşen davanın reddini talep etmiş, karşı davada müvekkilinin acentelik sözleşmesinden kaynaklı olarak Gezgin Sigortacılık Ltd. Şti.'den 5.901,60 TL alacaklı olduğunu, acentelik sözleşmesinde davacının kefaletinin bulunduğunu ileri sürerek kefalet limiti olan 4.000 TL'nin davalı ...'ten tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ...Ş. vekili, müvekkiline yapılan ödemenin davacının ortağı olduğu Gezgin Sigorta Ltd. Şti.'nin müşterilerinden olan Karabey Tarım Şirketine ait aracın onarım bedeli olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savuanarak davanın reddini istmiştir.
Davalı Toprakbank A.Ş. vekili, davacıya gönderilen extrelere itirazda bulunulmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı ...'ın dava dışı Gezgin Sigorta Aracılık Hizm. Ltd.
Şti'nin eşit oranda ortakları olduğu, kredi kartlarının bu şirketin borçlarının ödenmesinde kullanıldığı, nitekim önceden beri kredi kartlarının şirket işlemlerinde kullanıldığı ve bu konuda bir uygulamanın oluştuğu, davacının kredi kartından şirket borçları için yapılan ödemeleri şirketten talep etmesi gerekirken davalı ...'tan veya diğer davalılardan talep etmesinin mümkün olmadığı, davacının kredi kartından ödeme yapılmasına muvafakati olmasa dahi bu sonuca ulaşılması gerektiği, davacının acentelik sözleşmesinde kefaletinin bulunduğu, Dünya (Bayındır ) Sigorta A.Ş.'nin Gezgin Sigortacılık Ltd.
Şti.'den 259,60 TL bakiye alacağının kaldığı, sigorta şirketinin bu miktarı isteyebileceği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine, karşı davanın kabulüne, 259,60 TL'nın dava tarihi olan 02.10.2001 tarihinden itibaren reeskont faiziyle davalı ...'ten tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, asıl ve birleşen davalarda davacı vekili temyiz etmiştir.
1-HUMK’un 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. maddesi hükmüne göre miktar veya değeri 1.000,00 TL'nı geçmeyen taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar kesin olup, anılan miktar 01.01.2010 tarihi itibariyle 1.430,00 TL’na çıkarılmıştır.
Somut olayda davacı vekili birleşen davada, 1.050,82 TL'nın faiziyle tahsilini talep etmiş, mahkemece 25.11.2010 tarihinde birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Öte yandan, karşı davacı vekili, karşı davasında, 4.000 TL'nın davacı-karşı davalıdan tahsilini talep etmiş olup, mahkemece, karşı davanın kısmen kabulüne, 259,60 TL'nın davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş, hükmü davacı-karşı davalı vekili temyiz etmiştir. Birleşen davada dava edilen miktar ile karşı davada temyiz edilen miktarın, hüküm tarihi itibariyle yukarıda anılan Kanun hükmü uyarınca temyiz sınırının altında kaldığı anlaşıldığından temyizi kabil olmayıp, davacı-karşı davalı vekilinin birleşen davaya ve karşı davaya ilişkin temyiz istemlerinin bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/6951, K. 2012/13511, 18 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama