KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7020 E., 2012/14100 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/01/2011 tarih ve 2010/82-2011/5 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili asıl ve birleşen davasında, müvekkilinin 43. sınıf hizmetler yönünden “Bağlar Saray Otel Safranbolu” markasının tescili için yaptığı başvuruya davalı şirketin “Bağlar Saray Otel Safranbolu” unsurlu markasının kullanıma dayalı öncelik hakkı bulunduğu gerekçesiyle itiraz ettiğini, itirazın TPE tarafından kabul edildiğini, ancak aynı işaretin marka olarak tescili için ilk başvurunun müvekkilince yapıldığını, davalının markasında üç yıldız bulunduğunu ve markaları farklılaştırdığını ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptalini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, iptali istenen YİDK kararının yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili, müvekkilinin otelinin Safranbolu ilçesinin girişinde ve ilk tercih edilen otel olduğunu, davacının müvekkilinin ününden yararlanmak istediğini, müvekkilinin önceye dayalı kullanım hakkının bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının, davalı şirketin Safranbolu ilçesinde uzun süredir marka olarak kullandığı, grafik eser niteliğindeki tanıtıcı işaretin ayırt edilmeyecek derecede benzerini izinsiz olarak aynı ilçe hudutlarında marka olarak kullanmak amacıyla marka başvurusunda bulunduğu, oysa işaretin mali hakkının davalı şirkette olduğunu, otelcilik ve yeme içme hizmetlerinde de marka olarak uzun süre kullandığı, başvuru konusu işaret üzerinde davacının işareti ilk kullanan ve tanıtan olarak önceye dayalı hakkının bulunduğu, davacının davalı şirketle aynı yerde ikamet etmesinden dolayı davalının marka başvurusundan haberdar olmamasının mümkün olmadığı, davacının kötü niyetli olarak marka başvurusunda bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7020, K. 2012/14100, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama