KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7032 E., 2012/14541 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 09/02/2011 tarih ve 2010/30-2011/30 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinde bulunan yatırım hesabından müvekkilinin talimatı olmaksızın 23.08.2005 tarihinde internet ortamından iki ayrı işlemle kimliği belirsiz kişilerce başka hesaplara aktarılmak suretiyle para çekildiğini, bu olay nedeniyle 20.000 TL zararın olduğunu ve gerekli güvenlik önlemlerini almayan davalı bankanın bu zarardan sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 20.000 TL'nın işlemin gerçekleştiği 23.08.2005 tarihinden tahsil tarihine kadar bankanın mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranıyla birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, usule ilişkin olarak, haksız fiil sorumluluğunda BK. 60 uyarınca zamanaşımı süresinin müvekkil yönünden 1 yıl olduğunu, husumetin olaydan haksız kazanç sağlayan kişlere yöneltilmesi gerektiğini, müvekkili bankanın üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirdiğini, davacının kendi kusuru ile zarara sebebiyet verdiğini ve güvenlik konusunda bankanın sorumlu olmayacağını imzaladığı sözleşme ile kabul ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın internet bankacılığı hizmetini sunarken yeteri kadar özenli davranmadığı, bankanın olay tarihi itibariyle tek kullanımlı şifre SMS şifresi gibi ek önlemler alarak bu hizmeti vermesi halinde sistemin çok daha güvenli hale geleceği, ancak bankanın bu hizmeti opsiyonlu olarak verdiği, olayın gerçekleşmesinde ağır kusurlu olduğu ve davacının zararını tam olarak karşılaması gerektiği gerekçesiyle davanın kabülü ile 20.000 TL'nın 23.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve taraflar arasında sözleşme ilişkisi olup BK.'nun 472 ve BK'nun 125. maddeleri uyarınca davanın 10 senelik zamanaşımı süresine tabi olmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. .../...
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7032, K. 2012/14541, 27 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama