KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7021 E., 2012/14345 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
419 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.02.2011 tarih ve 2010/81-2011/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi ayrı ayrı davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin otomotiv yedek parça ve aksesuarlarının üretim ve satışı konusunda dünyaca tanınmış bir firma olduğunu, pek çok ülkede tescilli “LORINSER” ibareli markalarının bulunduğunu, davalının aynı ibarenin marka olarak 12, 35 ve 37. sınıflarda tescili amacıyla davalı kuruma başvurduğunu, müvekkili tarafından yapılan itirazın kabul edildiğini ancak başvuru sahibi firma tarafından yapılan itiraz üzerine itirazın kısmen kabulü ile 12 ve 37. sınıflarda davalı şirket adına tesciline karar verildiğini, müvekkiline ait markanın tanınmış bir marka olduğunu,
taraf markalarının tescilinin aynı mal ve hizmet sınıflarında olmasa da mal ve hizmetlerin birbiri ile ilişkilendirebileceğini, ayrıca davalının eyleminin kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline ve davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, davacının yurtdışında tescilli olduğunu bildirdiği markasının kullanımla ayırt edicilik kazandığı hususunu kanıtlaması gerektiğini ancak bu hususa ilişkin herhangi bir delil bulunmadığını ayrıca davacı markasının Türkiye’de tanınmışlığından söz edilemeyeceğini bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Dava Penta Otomotiv Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin davacı firmanın Türkiye’deki tek yetkili temsilcisi olduğunu, dosya içerisinde bulunan e-posta yazışmalarının bu durumu kanıtladığını, müvekkili tarafından yapılan başvurudan davacının haberdar olduğunu, ayrıca tescile konu sınıfların otomobil sektörüyle hiçbir ilişkisinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının 556 Sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 8/3. maddesi gereğince öncelikli kullanım hakkına sahip olduğu, davaya konu markanın Türkiye’de tescili için davacının davalıya izin verdiği hususunun kanıtlanamadığı, davacıya ait markanın tanınmış marka statüsünde bulunmadığı ancak davalının eyleminin kötü niyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile TPE YİDK’nun 14/01/2010 gün ve 2009-M-6233 sayılı kararının iptaline ve davalı adına tescilli 2008/06895 nolu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir.
Kararı, ayrı ayrı davalılar vekilleri temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, ayrı ayrı davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7021, K. 2012/14345, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama