KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7127 E., 2012/14299 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Eylül 2012
- Mahkemesi
- TİCARET MAHKEMESİ
Karar Metni
329 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10/11/2010 tarih ve 2010/170-2010/488 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin işyerini davalı şirkete 12422672 numaralı sigorta poliçesi ile poliçede belirtilen rizikolara karşı sigortalattığını, sigorta primlerinin tamamının ödendiğini, 10/04/2006 tarihinde müvekkiline ait işyerinde duvar ve tavanın çökmesi sonucu birtakım emtia ve demirbaşın zarar gördüğünü, daha önce davalı aleyhine açmış oldukları aynı konulu davanın fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak bir kısım alacakları yönünden kabul edilerek temyiz edilmeksizin kesinleşerek sonuçlandığını, davalı şirketten söz konusu zarara ilişkin olarak kalan alacaklarının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının açmış olduğu davada TTK hükümleri gereği 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olması sebebiyle zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davacının daha önce açmış olduğu kısmi davada fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmuş olmasının sonraki davanın zamanaşımı süresini kesmeyeceğini bu nedenle açılan davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı dikkate alınarak sigorta sözleşmesinden doğan bütün alacakların TTK’nun 1268. maddesi uyarınca, sigorta şirketine rizikonun gerçekleştiğini bildirme borcunun doğduğu tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu, taraflar arasındaki ilk davada işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin daha sonra açılan işbu davadaki zamanaşımı süresini kesintiye uğratmayacağı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kararı temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve kısmi davanın alacağın kalan kesimi için zamanaşımı süresini kesmeyecek olmasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7127, K. 2012/14299, 25 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama