KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7170 E., 2012/14096 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
423 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/02/2011 tarih ve 2010/51-2011/46 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin tekstil sektöründe tanınmış "SABRİ ÖZEL" markasını ticaret unvanı, marka ve internet adresi olarak kullandığını, davalının aynı markayı her ne kadar müvekkili ile farklı mal ve hizmet gruplarında kullanılmak üzere tescil ettirmiş ise de müvekkilinin markasının tanınmış marka olmasından dolayı tescil edilemeyeceğini ileri sürerek, müvekkili adına kayıtlı bulunan markasının tanınmış marka olarak tespitini, davalı adına tescilli markasının hükümsüzlüğünü ve marka sicilinden terkinini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın davalı sıfatıyla Damla Kozmetik Sanayi Ticaret Ltd. Şti.'ye yöneltildiği şirketin müvekkili şirketin eski unvanı olduğunu, dolayısıyla davanın husumetten red edilmesi gerektiğini, davacının TPE'ye müracaat etmeden doğrudan tanınmış davası açmasının usule aykırılık teşkil edeceğini, davacının tanınmış marka olarak sunduğu gerekçelerinin hiçbirinin tanınmış marka olduğunu ortaya koyan deliller olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının tescil ve kullanım yönünden dava konusu marka üzerinde öncelik hakkı bulunduğu, ticaret unvanı ve markasının daha önce tescil edildiği, davacının ticaret unvanının ve kurucu ortağı yetkilisinin isminin davalı markasından aynen kullanılmasının iltibasa sebebiyet vereceği ve hükümsüzlük nedeni teşkil edeceği, davalı aile büyüklerinden "sabri" ismine "özel" ibaresini eklediğini savunmuş ise de savunmanın basiretli tacir kriterine uygun olmadığı,
dava konusu markanın her ne kadar kozmetik, parfüm gibi ürünlerde kullanılmak üzere tescil ettirilmiş ise de günümüzde tekstil, konfeksiyon sektörü ile benzer olarak algılandığı, tanınmış markalarla ilgili, TPE'nin görev ve yetkisini belirleyen 5000 sayılı TPE Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 13/d bendi çerçevesinde müracaat edilmenin ve TPE'nin vereceği karara karşı lüzumu halinde yargı yoluna başvurulacağı ve TPE'nin hasım tutularak dava açılması gerektiği, dolayısıyla davacının markalarının tanınmış marka statüsünde olduğunun marka olduğunun tespitine dair istemin yerinde olmadığı gerekçesiyle,
davacının tanınmış marka olarak tespiti isteminin reddine, davalı adına TPE nezdinde tescilli markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7170, K. 2012/14096, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama