KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7270 E., 2012/14353 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
337 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 16. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2010 tarih ve 2009/323-2010/429 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı sigortalı arasında işyeri paket sigorta poliçesi tanzim edildiğini, sigortalıya ait işyerinde 09/12/2008 tarihinde davalıya ait kanalizasyon hattında meydana gelen sızıntı sebebiyle hasar oluştuğunu, yapılan ekspertiz incelemesi sonucunda sigortalıya 15.562 TL ödeme yapıldığını, söz konusu ödemenin davalı kurumdan tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının süresi içerisinde itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının itirazının iptaline ve takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasar gören işyerindeki bodrum kat ile müvekkiline ait ana hat arasında herhangi bir ilişki bulunmadığını, davacının sadece ekspertiz raporu ile söz konusu hasarın müvekkilinden kaynaklandığını iddia ettiğini, meydana gelen hasarla ilgili olarak kurumlarına yapılmış herhangi bir ihbar ya da şikayet bulunmadığını bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, zararın meydana gelmesinde davalının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 10.832 TL asıl alacak, 330,39 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 11.162,39 TL yönünden davalının itirazının iptaline, bu miktar yönünden takibin devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7270, K. 2012/14353, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama