KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7281 E., 2012/14072 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Eylül 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
348 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/12/2010 tarih ve 2007/245-2010/293 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ”7 ELEVEN” markasının Türkiye temsilcilisi olduğunu, davalı ile markanın kullanımıyla ilgili mağaza lisans ve işletici firma sözleşmesi imzalandığını, aylık lisans ücretlerinin ve teslim edilen ürün bedellerinin geç ödenmesinden dolayı vade farkından ve ayrıca mal tedariki ve teslimine ilişkin ticari ilişkiden doğmuş cari hesap borçlarından dolayı doğan borcun tahsili için başlatılan icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, %40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sözleşmede vade farkı alacağının düzenlenmediğini, cari hesap alacağıyla ilgili belge sunulmadığını, borcun bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının 2.411,45 TL asıl alacak ve mal borcu, 14.223,49 TL otomasyon alacağı ve 236,00 TL vade farkı alacağı nedeniyle icra takibi başlattığı, icra takibinde otomasyon bedeli adı altında talep edilen 14.223,49 TL’nın dayanağının ne olduğu hususunda dosyada ve defterlerde bir bilgi ve belgeye rastlanmadığı, davacı defter kayıtlarında davalıdan alacaklı olarak göründüğü bakiye alacak tutarı olan 16.870,94 TL farkın, davacının davalı adına kestiği vade farkı faturasından kaynaklandığı,
taraflar arasındaki sözleşmede vade farkı konusunda hüküm olmadığı ve bu konuda teamülde oluşmadığından vade farkının uygulanamayacağı, davacının teslim edilen mal bedelleri yönünden herhangi bir alacağının bulunmadığı, dolayısıyla davacının bir alacağının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7281, K. 2012/14072, 24 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama