KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7288 E., 2012/14346 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
768 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Kocaeli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 29/04/2004 tarih ve 2001/63-2004/158 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı Yurtbank A.Ş. İzmit Şubesi nezdinde hesap açtığını ancak davalı banka şubesinin tüm mevduatları off shore hesaplarına yönlendirdiğini, off shore hesabının niteliğinin müvekkiline açıklanmadığını nitekim İzmit şubesinden elde edilen belgelerin değerlendirilmesinde, müvekkilinin Yurtbank A.Ş. müşterisi gözüktüğünü, yapılan işlemler nedeniyle diğer davalıların da sorumluluğunun bulunduğunu ileri sürerek, toplam 3.560,59 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında davalı Yurt Security Off Shore Ltd. Şti. hakkındaki davasını atiye terk ettiğini bildirmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının daha yüksek faiz getirisi amacıyla off shore hesabını tercih ettiği, bu durumda davacının alacağını ayrı bir tüzel kişiliği bulunan Yurt Security Off Shore Ltd. Şti.’nden talep etmesinin gerektiği, davacının adı geçen şirkete başvurmaksızın, doğrudan doğruya diğer davalılardan talepte bulunmasının bu aşamada erken açılmış bir dava mahiyetinde olduğu gerekçesiyle davalı Yurt Security Off Shore Bankası aleyhine açılan davanın atiye terk edilmesi sebebiyle bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkında açılan davanın ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ile davalılar Oyakbank A.Ş. ve TMSF vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ING Bank (Oyakbank) vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2 - Dava, davalı Oyakbank A.Ş.’nin külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş. Kocaeli Şubesi’nde bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak Yurt Security Offshore Bank Ltd. hesabına gönderildiği iddiasına dayalı olarak açılmış alacak istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalı Yurt Security Off Shore Ltd.
Şti. hakkında açılan davanın atiye terk edilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, diğer davalılar hakkındaki davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.10.2006 gün ve 1600-16357 sayılı kararıyla onanarak kesinleşmiştir.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle dolandırdıkları ve bu suretle topladıkları paraların ...bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Bir başka söyleyişle, Yurtbank A.Ş.’nin söz konusu yöneticileri tarafından davacı ve onun durumundaki diğer off-shore hesabı açtıranların iradelerinin fesada uğratıldığı ve bu suretle off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin haksız ve hukuka aykırı bir fiile maruz bırakıldıkları açıkça ortaya konmuştur.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki aciz vesikaları da gözetildiğinde, davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/son ve 336/5. maddeleri uyarınca,
gerek davalı ...’in ve gerekse yönetici konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmek üzere anılan davalılara yönelik yerel mahkeme hükmünün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
4-TMSF vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı vekili, hesabın açıldığı bankanın TMSF’ye geçtiğinden bahisle anılan kurumu da dava etmiştir. Mahkemece, bu davalı hakkındaki davanın da erken açıldığı gerekçesiyle davanın reddine kararı verilmiş ise de, ayrı tüzel kişiliği bulunan davalı Oyakbank A.Ş’den ayrı olarak davalı TMSF dava edilmiştir. O halde, doğrudan TMSF hakkında açılan davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması yanlış olmuş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan gerekçeyle onanması gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7288, K. 2012/14346, 26 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama