KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7419 E., 2012/13666 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
467 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.12.2010 tarih ve 2009/156-2010/266 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından ayrı ayrı istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin “Sigma” ibareli, tescilli markalara sahip olduğunu ve özellikle klima sektöründe söz konusu markaların tanınmış hale getirildiğini, davalı şirketin ise aynı ibareyi 6. sınıf ürünler yönünden kendi adına tescil ettirmek amacıyla davalı kuruma başvurduğunu, müvekkili tarafından yapılan itirazın davalı kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, taraf markalarının birbirine benzer olduğunu ve aralarında iltibas ihtimalinin bulunduğunu ileri sürerek,
TPE YİDK kararının iptaline, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne, davalının “Sigma” ibaresini kullanmasının müvekkili aleyhine haksız rekabet yarattığının tespitine, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetinin önlenmesine, haksız rekabet sonucu oluşan maddi durumun ortadan kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu markaların asıl ve ayırt edici unsurunun “Sigma” ibaresinden oluştuğu, davalının başvuru kapsamındaki 6/8, 9 ve 11inci sınıf ürünlerin davacı markalarının kapsamında bulunan 7 ve 11 inci sınıf ürünlerle aynı işyerlerinde satılması,
birbirlerini tamamlamaları ve ilişkili olmaları ile işletmesel bağlantılandırma ihtimali karşısında aynı tür olarak kabul edilmelerinin gerektiği, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makul ölçüde dikkatli kişilerin markayı aynı anda görüp detaylarla karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı ürünlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki ürün alımlarında aynı markayı taşıyan mallardan yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcıların bu marka ve işaretin farklı işletmelere ait iki ayrı marka olduğunu algılamalarının mümkün olmadığı, bu haliyle davalı adına yapılan başvurudaki değinilen sınıf ve alt sınıflar
yönünden taraf markaları arasında iltibas ihtimalinin bulunduğu, davacının markasının tanınmış marka olarak kabulünün mümkün olmadığı, ayrıca davalının “Sigma” ibaresini kullandığına yönelik davacı tarafından dosyaya sunulmuş bir kanıt bulunmadığı, bu haliyle mücerret marka tescil başvurusunda bulunulmasının ayrıca kullanım olmadığı sürece marka hakkına tecavüz veya haksız rekabet oluşturmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile TPE YİDK’nun 2009/M-1674 sayılı kararının başvuru kapsamındaki 6 sınıfın 8, 9 ve 11inci alt sınıflarında yer alan ürünler bakımından iptaline, davalı başvurusu hükmünü yitirdiğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, diğer istemleri ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, ayrı ayrı davalılar vekilleri temyiz etmişlerdir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7419, K. 2012/13666, 19 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama