KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7580 E., 2012/15713 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Ticaret Mahkemesi
Karar Metni
360 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 17/02/2011 tarih ve 2006/351-2011/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkete nakliyat sigortalarına karşı sigortalanan üzümlerin taşınması sırasında oluşan trafik kazası sebebiyle hasar gördüğünü, davacı ... şirketinin sigortalısına hasar bedelini ödediğini ve sigortalının haklarına halef olduğunu ileri sürerek; 17.335,00 TL'nın ödeme tarihi olan 05.01.2006 tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirket aracını kullanan sürücünün olayda kusursuz olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücüsü ...’ın %100 oranında kusurlu bulunduğu, davacının sigortalısına 17.335,00 TL ödediği, davacının sigortalısına ödeme yapmakla haklarına halef olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne 17.335,00 TL'nın temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, emtia nakliyat sigortasından kaynaklandığı iddia olunan tazminatın rücuen tahsiline ilişkindir. Olayda uygulanması gereken 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1279. maddesi “Mukavelenin yapıldığı sırada sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimse, rizikonun gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür; şu kadar ki; birinci halde sigortacı sigorta primini istiyebilir.” hükmünü haizdir.
Dosya içeriğinden anlaşılacağı üzere poliçede teklif tarihi 22/08/2005, yükleme tarihi 20/08/2005 olarak gösterilmiş; kaza tespit tutanağında ise riziko tarihinin 20/08/2005 olarak kayıtlandırıldığı anlaşılmıştır. Metni yukarıya alınan yasa hükmüne göre rizikonun gerçekleşmesinden sonra yapılan sigorta akti hükümsüzdür. Hükümsüz bulunan bir sigorta ilişkisine nazaran yapılan ödeme de 6762 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1301. maddesi uyarınca davacıya halefiyet hakkı sağlamaz.
Dosyada bulunan ibranamede de herhangi bir temlik beyanı yer almamaktadır. Bu itibarla, mahkemece rizikonun sigorta akdinin oluşmasından önce gerçekleşip geçekleşmediği üzerinde durulup buna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın temyiz eden davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7580, K. 2012/15713, 10 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama