KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7627 E., 2012/15258 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2012
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
426 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Antalya 4. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15/03/2011 tarih ve 2009/1170-2011/357 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ile katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ....'de bulunan hesabından 28.03.2006 tarihinde internet bankacılığı aracılığıyla aynı banka müşterisi Ünal Ayaz isimli şahsa ait hesaba 3.350,00 TL havale yapıldığını, bu işlemlerin davacının bilgisi dışında gerçekleştirildiğini ve davalının müvekkilini haberdar etmesi sonucunda bu durumdan haberdar olduğunu, müvekkilinin 30.03.2006 tarihinde davalıya zararının tazmini için başvuruda bulunduğunu ancak zararın karşılanmadığını, bankaların güven kurumu olması nedeniyle tevdii edilen paranın güvenliğini sağlaması gerektiğini ileri sürerek 3.350 TL'nin olay tarihi 28.03.2006 tarihinden itibaren işleyecek güncel avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının uğradığını iddia ettiği zarara kendi kusurlu davranışıyla sebebiyet verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, internet bankacılığı sistemini kurup hizmete sunan bankanın mudinin kastı, kötü niyeti ve suç sayılır eylemini kanıtlayamadığı sürece kendisine emanet edilen paradan güven kuruluşu olması nedeniyle müşterinin bilgisi ve onayı dışında havale işleminin gerçekleştirilmesinden sorumlu olduğu, davacının yapılan işlemlerde BK'nın 44. maddesi gereğince müterafik kusuru bulunmadığı gerekçesi ile 3.350 TL'nin olay tarihi olan 28.03.2006 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince, davacının faiz talebinin “güncel avans faizi” olmasına rağmen mahkemece yasal faize hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle temyiz eden yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de; kanuna aykırı olan bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasının gerektirmediğinden, kararın HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7627, K. 2012/15258, 4 Ekim 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama