KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/7646 E., 2012/13239 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Eylül 2012
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
831 kelime·4 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/11/2009 tarih ve 2007/132-2009/410 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında akdedilen 28.11.2002 tarihli bayilik sözleşmesinin davalı şirketçe haksız olarak 20.01.2004 tarihinde feshedildiğini, müvekkilinin davalı şirkete borcu kalmadığı halde önce Alpsan Ltd.Şti. adına sonradan da Alpsan A.Ş. adına verilen 6 araç üzerindeki rehnin ihtarlarına rağmen kaldırılmadığını, davalı şirkete boş ve güvence olarak verilen çekin iade edilmediğini ileri sürerek, davacının davalı şirkete borçlu olmadığının tespiti ile altı adet davacı şirkete ait araç üzerindeki rehnin kaldırılmasına, davalı şirkete miktar kısmı boş ve güvence olarak verilen Finansbank Konya Şubesi'ne ait çekin iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı (karşı davacı) vekili, bayilik sözleşmesinin 20.01.2004 tarihinde haklı olarak müvekkilince feshedildiğini, davacının müvekkiline borçlu olup, davanın yerinde olmadığını savunarak, asıl davanın reddini istemiş; karşı dava ile de sözleşmenin feshini müteakip davacının (Karşı davalının) rekabet yasağına uymadığını, muvazaalı olarak unvan ve ortakları aynı olan limited şirketi vasıtasıyla imza yetkilisi olarak LPG ile ilgili ticari faaliyetini sürdürdüğünü, sözleşmenin feshinden sonra iade edilmesi gereken tüplerin iade edilmediğini, bu nedenle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek, şimdilik 15.000.000.000.-TL.nın faiziyle birlikte karşı davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı-karşı davalı Alpsan A.Ş’nin davalı-karşı davacı Kongaz AŞ’ne takibe konulan 20.10.2004 tanzim tarihli 202.319.260.000 TL bedelli çek de dahil olmak üzere taraflar arasında yapılmış bayilik sözleşmesinden dolayı sözleşmenin feshedildiği tarih itibariyle her hangi bir borcunun olmadığı, dava konusu bu çekin mal alış-verişine dayanmadığı, çekin bayilik ilişkisi nedeniyle boş olarak ve teminat amacıyla verildiği, taraflar arasında çıkan uyuşmazlık sonucu söz konusu çekin davalı-karşı davacı Kongaz AŞ tarafından tek taraflı olarak doldurulduğu, davalı-karşı davacı Kongaz A.Ş.nin, davacı-karşı davalı Alpsan A.Ş.ne ihtar çekmeksizin sözleşmeyi feshettiği, ihtar çekmeksizin sözleşmeyi feshetmesi iyiniyet
kurallarına aykırı olduğundan fesih hakkının bu suretle kötüye kullanıldığı, karşı dava yönünden ise davalı-karşı davacı Kongaz A.Ş.nin fesih hakkını ihtar çekmeksizin iyiniyet kurallarına aykırı bir biçimde kötüye kullandığı dikkate alındığında, davacı-karşı davalı Alpsan A.Ş.'den sözleşmenin fesholması nedeniyle Kongaz markalı LPG tüplerinin kullanılmasından ve tüplerin iade edilmemesinden kaynaklanan her hangi bir zararından söz edilemeyeceği gerekçesiyle asıl davanın kabulü ile dava konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile araçlar üzerindeki rehinlerin kaldırılmasına, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin haksız feshi nedeniyle boş ve sözleşmenin teminatı olarak verildiği iddia edilen çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti, araçlar üzerine konulan rehinlerin kaldırılması, karşı dava ise sözleşmenin feshinden sonra iade edilmeyen tüpler nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasında 28.11.2002 tarihinde bayilik sözleşmesi imzalanmıştır.
Davalı karşı davacı Kongaz A.Ş. davacı karşı davalının sözleşme hükümlerini ihlal ettiği gerekçesiyle Konya 7.Noterliği kanalıyla 19.01.2004 tarihinde gönderdiği ihtar ile sözleşmeyi feshettiğini bildirmiştir. Mahkemece, sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanmadığı kabul edilmiştir.
Ancak, davacı tarafından işbu davanın davalısına karşı aynı bayilik sözleşmenin haksız feshi nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olarak Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nde açılan davada sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği kabul edilmiş, Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2008/131 E. 2009/307 K. sayılı kararı, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi’nin 2009/9314 -10864 E.K. sayılı ilamı onanarak kesinleşmiştir.
Buna rağmen mahkemece, sözleşmenin feshinin haklı nedene dayanmadığı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yine, mahkemece davacı karşı davalı Alpsan Gıda A.Ş. tarafından dava konusu çekin taraflar arasındaki bayilik sözleşmesinin teminatı olarak ve boş şekilde verildiği, sözleşmenin feshinden sonra davalı karşı davacı Kongaz A.Ş. tarafından tek taraflı olarak doldurulduğu kabul edilmiş ise de HUMK’nun 290. maddesi gereğince çekin teminat olduğuna dair iddiaların yazılı bir delil ile ispatlanması gerektiğinden, çekin teminat olduğu yolundaki iddianın tanık dinlenmek suretiyle ispatı da mümkün değildir.
Dava konusu çekin teminat çeki olarak verildiğine dair ne çek üzerinde, ne taraflar arasındaki sözleşmede ne de yazılı herhangi bir belgede bir kayıt bulunmamaktadır. Somut olayda, çekin teminat çeki olduğu iddiası usulen ve aynı kuvvette bir belge ile ispat edilemediğinden yazılı gerekçe ile hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
Ayrıca, karşı dava yönünden yapılan incelemede, taraflar arasında imzalanan bayilik sözleşmesinin 12. maddesinde “bayie bir depozito karşılığında verilecek tüplerin mülkiyeti Kongaz A.Ş’de kalır.
Tüplerin mülkiyeti Kongaz A.Ş’ne ait olduğundan, bayi bunları hiçbir şekilde üçüncü şahsa satamaz…”, 20. maddesinde de “bayi, anlaşmanın her ne sebeple olursa olsun feshi üzerine 15 gün içinde elindeki dolu, boş, depozitolu depozitosuz tüpleri Kongaz A.Ş’ne iade ve teslimle yükümlüdür”. hükümlerine yer verilmiştir.
Mahkemece, davalı karşı davacının karşı davadaki taleplerinin anılan hükümler karar yerinde tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yine feshin haklı nedene dayandığı mahkeme ilamı ile kesinleşmişken sözleşmenin haksız feshedildiği gerekçesiyle karşı davanın reddine karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/7646, K. 2012/13239, 13 Eylül 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama