KÜNYE
11. Hukuk Dairesi 2011/774 E., 2012/7716 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 05.05.2010 tarih ve 2008/43-2010/89 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinden Bahri’nin 1984 yılında Penguen Tekstil Temizleme ... unvanı ile İzmir’deki işlerinde kuru temizleme işine başladığını, 1987 yılında markasını tescil ettirdiğini ve 2004 yılında marka tescilinden doğan kullanma hakkını diğer davacıya devrettiğini, davalı tarafından kullanılan markanın da müvekkillerinin markasına benzediğini ileri sürerek davalıya ait markanın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkile ait markanın tescilinden itibaren on yıldan fazla bir süre geçtiğini ve davacı ...’nin ticari faaliyetini sona erdirdiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının penguen ve şekil ibaresini davalının markayı kendisinden devraldığı Uyar Tekstil A.Ş. yetkilisine bu markayı kuru temizleme hizmetlerinde kullanması için izin verdiği, davacıların Penguen Kuru Temizleme Şirketi adına marka tescilinden haberdar oldukları ve 11 yıl boyunca sessiz kaldıkları, aradan 11 yıl geçtikten sonra dava açılmasının Medeni Kanun’un 2. maddesine aykırı olduğu ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve katılma yolu ile davalı vekili temyiz etmiştir.
1–Davacı vekili tarafından verilen temyiz dilekçesi, davalı vekiline 22.12.2010 günü tebliğ edilmiş ve hüküm, 10 günlük katılma yolu ile temyiz süresi geçirildikten sonra 06.01.2011 tarihinde temyiz edilmiştir. 01.06.1990 gün ve 1989/3 esas,1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, süresinden sonra yapılan temyiz istemleri hakkında Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davalı vekilinin HUMK.nun 432/4 ncü maddesi uyarınca, temyiz isteminin süre yönünden reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2011/774, K. 2012/7716, 14 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama